Etiket: "kelime çalışması"
SEZGİ
Doğduğu köyden uzakta, büyük bir kentte yaşıyordu. Hiç düşünü kurmadığı, ahşap merdivenin yerini asansörün aldığı lüks bir villada. Fotoğraf makinesini yanından ayırmayan, gönlünce gezip eğlenen zıpçıktı bir çocuktu. Bir gün yine makinesini yanına almış, yeni yerler keşfetmeye çıkmıştı. Uzağa gitmeye gerek yoktu. Evlerinin yakınında terkedilmiş eski bir konak olduğunu duymuştu. Oraya gitmeye karar verdi. Pekâlâ, ilginç kareler yakalayabilirdi. Uzun sürmedi konağı bulması. Kapı açıktı. Yavaşça içeri girdi. Zemin kumla kaplıydı. Bastığı yerde de bir kağıt. Eğilip aldı kâğıdı ve okudu. “Biraz merhamet lütfen”.
*Kullanılan kelimeler: hiç, uzak, sezgi, kağıt, merhamet, yakın, zıpçıktı, düş, kum, merdiven, fotoğraf makinesi, çocuk, köy
SIRADAN BİR GÜN
Özür dilerim. Sizi kırmak istememiştim. Her zaman yaptığımız gibi küçük minareli caminin avlusunda oynuyorduk. Sıradan bir gündü bizimki. Elimizde çikolatalarla, koşarak gelmiştik o gün avluya. Buz gibi soğuktu hava. Annelerimizin pek gönlü olmasa da hiçbir şeye aldırış etmeden çıkmıştık dışarıya. Üstümüze giydiğimiz kat kat kazaklarla bedenimiz esir olmuştu hüzünlü havaya. Her şey aynı gibiydi. Evden yine taşkınlık yaparak çıkmıştık. ‘Çorbanı içmeden bir yere gitme’ cümlesini ezbere bildiğimizden dinleme gereği duymamıştık. Kapı önünde kediler kendilerini sevdirmeye çalışıyordu hep yaptıkları gibi. Seksenine merdiven dayamış komşumuz ilk kez görüyor gibi bakıyordu dışarıda oynayan çocuklara. Avluya gitmeden uğradığımız Ali Efendi de alışkın olduğumuz üzere borç defterini karıştırıyor, hesap yapıyordu. Böyleydi işte. Yürüdüğümüz yollar aynı, yaşadığımız hayat olağandı. Avluya adım atar atmaz gördüm sizi. Gözlerimiz kavuştu. Elimde çikolata ile gülümsüyordum. Arkadaşlarımın şakalarına karşılık verirken, bir taraftan da gözlerimi sizden ayıramıyordum. Gördüğüm hiçbir yüze benzemiyordu huzur veren yüzünüz. Gözleriniz aklımdan çıkmıyor hala. Sıradan olmayan bir şey vardı ama neydi bilmiyorum. Bana bakışınızı unutamıyorum. Çocuğunuz için orada bulunduğunuzu sonradan öğrendim. İlk kez çocuğunu morgdan camiye getiren birine bakmıştı gözlerim. O gün orada olmam size neleri anımsattı bilmiyorum. Beni affedin.
Kullanılan sözcükler: kazak, affetmek, özür dilerim, taşkın, hüzün, çocuk, esir, çorba, defter, hayat, kedi, huzur, morg, minare, soğuk, çikolata, buz























