Şimdi Okullu Olduk
- Alıntılar Mektebi Alıntılar Defteri okuyucusu özel bir Bir’im tarafından 5 Haziran 2009 tarihinde kurulmuş bir Gece-Gündüz Okulu’dur. Bir’lik beraberlik içinde olmayı imler, imgeler!
- Yaş, meslek, cinsiyet, dil, ırk, ayrımı yapmaksızın, Hakikat’e şahitlik eden, zulmün karşısında adaletle var olma çabasıyla derse gelen yaramazlardan oluşan bir eğitim yeridir.
- Okulun Girişinde ‘Kaleme ve Yazdıklarına And Olsun’ yazılıdır.
- Belirli bir geçme notu olmaksızın sorumluluğu ve düşünen aklı çan sistemi kabul eder, talebelerin kaleminin yetkin olmasına önem verir.
- Herhangi bir ‘yabancı’ dille eğitim vermez, bütün seslerde, renklerde ve ışıklarda eğitim alır, derslerini kâinatta alır, hakikat müfredatını uygular.
- Gece-Gündüz okula uğramayanlar, okumaya yazmaya gelemeyenler olursa, bir süre sonra devamsızlıktan kalırlar ve fakat Alıntılar Mektebi’nde kalamazlar. Mektep talebeleri zulme, zalimlere, adaletsiz düzene meydan vermez, meydan okur!
- Talebeler sözüyle, özüyle, yazıları ve yorumlarıyla, kaleminin ve kelâmının ümmetin isyanına şahitlik edebildiği, birileri görsün için değil, ses’te düğümlenen sözlerini yazıları ile dillendirebildiği, yaramazca bir gayret içerisindedir.
- Kalemlerinin mürekkebi kelimeleri umut olsun, zulme karşı adalet olsun, yaşadığı çağın şahidi olsun, en azından olabilme gayretinde olsun diye akar.
- Mektep, yazarlarını gözetir kollar, yaramazları ödüllendirir ve yazılacak dergi, kitap ve başka sitelere yönlendirir.
- Yazılarını paylaşan yaramazlar, mektebin devamlı talebeleri tarafından görülen güzelliklerinin yanı sıra yine saygı ve kardeşlik çerçevesi içersinde eksiklerini ve hatalarını da gelecek tavsiye ve gözlemlerle düzeltmeye açıktır.
- Bu amaçla özellikle yorumlara çok önem verir. Çünkü mektebin eğitim metodu; yaramazların yazılarının diğer yaramazlar tarafından incelenmesi, üzerinde kafa yorulması, yazıların eğilip bükülmesi, hırpalanması, ters çevrilip bir de oradan bakılması, sonrasında kafada oluşan düşüncelerin yazının sahibi yaramaza güzel bir şekilde anlatılması/aktarılması şeklindedir ki, yaramazlar bu tespitlerden nemalanarak kendini geliştirmeye çalışır. Bu nedenle mektep yorumlarda samimilik ister ama laubalilik kabul etmez, beğeni ve eleştirileri yapıcı bir şekilde görmek/göstermek ister ama faydası olmayacak yorumlara izin vermez. Çünkü burası bir okuldur ve buraya yaramazlar devamlı olarak gelişmek/geliştirmek için gidip gelir.
- Zira bu mektep Hakikat’in mektebi olup, müslümanlar adına yaramazlar arasından mezun verebilme, dosdoğru yolda şeref ve izzetle yürüyebilen genç kalemler yetiştirebilme çabasındadır.
123 Yorum
























EY AHALİ!
Duyduk, daha sonrasında duymadık dememek için,
Mail yolunda googlegroups’larında eziyet çekmemek için,
Medeniyetin yolcuları olmak ve dahi o şekilde kalmak için,
Duyurularımız, buluşmalarımız, toplantılarımız ve ziyaretlerimiz buradan duyurulmaya başlıyor herkese hayırlı ve selametli olsun,
Rabbim, çabalarımızı, biz aciz kulları tembelliğe ve ümitsizliğe düşmesin diye, ”bu dünyada da” geri çevirmesin…
(mzb)
Ahali-i tayyibun;
Haziran ayının sonunda yapılması planlanan Atasoy Müftüoğlu ziyareti hakkında haber geldi elimize.
Saygıdeğer hocamız, bu aylık programını bitirdiğini, eğer isterseniz dilediğiniz zaman teşrif edebilirsiniz, çokça dua buyurun, bütün arkadaşlara selam saygı ve hürmet ve muhabbetlerle, Rabbim ”Sırat-ı Mustakim”den ayırmasın duaları ve dilekleri ile bize iletti, finalleri olan arkadaşların okulları bittikten sonra defter ahalisi olarak seyahatimizi gerçekleştiriyoruz inşallah… Duyurulur…
(mzb)
Ee!.. şey ben tek başıma, kimseye danışmadan böyle bir şeyler yaptım ama!?..
acil İlan:
tahtaya yazılacak yeni yaramazlar aranırken,
eski yaramazlardan yeni yaramazlıklar bekleniyor!
düzeltme:
başkan dediğiniz çocuk en yaramazlardan biri çıktı! Dolayısıyla böyle başkan olmaz olsun! başkanlık ondan alınıp en uslu talebeye verilmiştir.
iyi de ben neden yokum ki:(
ne güzel burada uslu uslu duruyorum diye neden beni dışlıyorsunuz ki:(
özümde var bu usluluk hali, ne yapayım yani:(
Hey Fatma nerde bu isimler arasında Başkan? Kardeşimin hakkını yedirmem kimseye:))) Fatmacım sen üzülme!!! Sen uslusun kardeşim uyma onlara…
Başkan senin ekip uyuyor, galiba benden söylemesi…
) Nerede yazılar… Hani her güne bir yazı…
Turuncu en sevdiğim renktir diye söylemiyorum ama içimden şu takvimdeki bütün günleri turuncuya boyamak geliyor!
Bir durgunluk varsa Rukal, bu, fırtına öncesi sessizliktir.
İsmail Kılıçarslan geçen gün şirin mi şirin bir laf etti. Beşiktaş çok başarılı bir sezon geçirdi, kendisi de o takımı tutuyormuş, bırakmış ama.
İki kupa birden kazanan bir takımla hiç işim olmaz, diyor!
Ben de öyle söylüyorum; öğretmen masasının önünde oturanlarla hiç işimiz olmaz Rukal!
Bize yaramazlar lazım!
İsmet Özel’in dediği gibi, çılgının biri sanılmaktan sakınmaya vakti olmayan, asla makul olmayan çocuklar.
Damarlarındaki kan koşan, vücut ısısı 3-5 derece yüksek, adında ünlemler çağıldayan!
Ahmet Telli’nin dediği gibi soluk soluğa yaşayan.
Karadeniz gibi bakacak çocuklar, toprak kokacak.
Bize ne kaldırımlardan yürüyen çocuklardan!
Hamiş: Bahsettiğimiz yazıya mı geldim nedir Kübra?
Ammar’a yakın -doğal- kaynaklardan edindiğim bilgiye göre kendisi Defter’le ilgili içten içe -kalpten kalbe- sürpriz hazırlıkları içinde. Bunun için de odasına kapanmış harıl harıl kalem oynatmakta.
Duyuru:
19 Temmuz itibariyle Yazıhanemize 3 talebe daha geldi!
Emine Nur (ablasının kardeşi!)
Mümine
Ersen
hoşgeldiniz
bol bol yazı ve yazı atölyemize etkin katılımınız bekleniyor!
Mektep yazarları kardeşi Kerem’e mühim sınavı için ingilizce “başarılar diler” lakin Türkçe dua eder!
İnşallah rahatça geçersin sınavını.
Mektep ısınıyor. Yaramazlar yerlerinde duramaz oldular. Uslular bile bu cazibeye direnemiyor. Çok mutluluk verici bu. Selman abi yazmaya devam.
HAYATTA EN SEVMEDİĞİM İŞLERDEN BİRİ SÖZÜMÜN HAVADA KALMASI.. HERKES 2 SATIR BİŞEY OLSUN YAZSIN İSTEDİM, BENİM (HADDİ AŞARAK)FIRÇALADIKLARIM BENİ FIRÇALADI(HADDİMİ BİLDİREREK) TOPLU BİR TEMİZLİK HASIL OLDU VESSELAM:)
YİNE EN SEVMEDİĞİM İŞ TAHAKKUK ETTİ BEN SÖZÜMÜ ÇİĞNEMEKLE KALACAĞIM GALİBA. .
YAZMAYA DEVAM. .
yaramaz sayısı on ikiye çıktı ama mektep şu sıralar sessiz. yazılar nerde? ben inşallah atasoy m. gezisi ile ilgili yazıyı yakında koyuyorum.
Ammar, bildiğin gibi değil!
meğer yıllarca koynumuzda yılan beslemişiz!!
senin şu abin Ahmet yok mu, öğrenci evimizi, benim kamusal olmayan tek alanımı, hatta odamı yazıyormuş günlerdir. her ayrıntıyı da -utanmadan!- kaleme alıyormuş. psikopata bağlamış yazdığını şurdan anladım. namaz kılıyoruz, cemaat yapmışız. farz bitti, ‘Allahumme entes selam’ın demeden daha, yerinden fırladı, imamın da şaşkın bakışları arasında lavabonun altındaki perdeciği çekti, orda ne var diye baktı. çok özlem dolu gözlem yapıyor! her ayrıntıyı en aşağı bir paragraf yazarsa, Mektep’in en uzun yazısı olacak sanırım.
‘abi, bari şunu yazmasaydın diye de müdahale etmiyor zaten edemiyorum!’
ne hallere düşeceğimi bilmiyorum!
ismimim -e(v) hali, ne halde görünür, içinde olduğum için bilmiyorum.
yazı yayınlansın itiraz hakkımı hemen kullanacağım!!
yığılan bulaşıklar konusunda üzerimize gelemez ama!
sanıyorum eşyaların “lanet olsun yaa!” der gibi ortalıkta durduğu üzerinden mizahını kuracak ve bizi vuracak, emin değilim.
merak ve tedirginlik içinde bekliyorum!
Başarılar dilerim.
gençler mektebe canlılık tam gaz devam etsin lütfen. dolduralım buraları, anlam katalım şu sayfalara, yoksa mektebimizin bize faydası ne olacak ki, ”Allah Aşkına”!!!
kardeşler madem burası talebelerden haber kısmı,
şahinin aramıza katıldığını ve on günde beş yazı yayınladığını, yaramazlar listesinde çarpılarının dozunu artırdıkça artırdığını belirtmeden geçmeyeyim.
ayrıca, sema’nın iki haftalık süreçte 9 yazıyla yarışa kattığı canlılık mektebi uçuşa geçirdi.
eski ve tembel öğrencilere duyurulur!
bize uslu çocuk yaramaz arkadaş!
usluların usluluklarını tahtaya yazdım!
(kimsenin kızmaya hakkı yok!)
yeryüzünün gelmiş geçmiş en yaramaz öğretmeninin
talebeleri değil miyiz!?
ben geLdim:):)) ilham perim aranızdan biri, saygıLarımı ona sunarım :):))
İtirazım var!
çıt çıkarmıyorsam neden hep adım tahtada “konuşanlar” arasında yer alıyor!
banane, oraya bir bölüm açın, “yorumcular” diye…
ben bu isyanı bi yerden hatırlıyorum
selam üzerinize olsun ey mekteb ahalisi;
ricam var sizlerden,
yeni ayraçlar için madem alıntılar bizden olacak, onları sizlerin seçmesini isterim ben..
bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim zira;
eğer adı geçen 5 yaramaz kendi alıntılarını seçerse;
Senai Demirci’nin dediği “sahici sahtelik; sahte sahicilik”
durumuna düşmüş oluruz alimallah!
bizleri böyle bir duruma düşürmekten kurtaracağınıza olan inancımla..
dua ile..
Burası gayet güzel…
Mektep 5 Haziran 2010′da 1 yaşında olacak:)
inşallah o tarihte yeni yerinde ve bağımsız olarak
bir dizi sürpriz ile tam kadro açılış yapar!
mektebiniz mubarek olsun. yaramazliga devam. (butun harflerim yok, ben soyleyim siz anlayin)
selamlar,
Yazılarınızı ve şiirlerinizi çok beğendiğim. Ben de bu sayfada kendi yazdıklarımdan paylaşmak isterim. Şu ‘yaramazlar’ kısmına nasıl katılabilirim?
sevgiler
Talebeden Kötü Haber!
Sınav dönemi dolayısıyla bir çöküş yaşamış bulunmaktayım. Bir satır yazmayı bırakın, ders notları haricinde okuyamıyorum bile! Acilen sanat takviyesine ihtiyacım var. Günde yarım saat kullanabildiğim internette bana bu imkanı sağlayan bir tek burası var. Yazılarınızı bekliyorum
yaramazlar diye başlamışın olsun ben de üstüme alıyorum bu soruyu!
(yorumcular diye bir başlık açacağını söylemiştin hala bekliyorum:))
grafik enfes olmuş..
çok samimi,tam mekteb…
bence aynen kalsın…
yaramazlar,
anasayfadaki grafiği değiştirdim ama nasıl olmuş şimdi içime çok sinmedi sanki..
bende mektebin sıkı takipçilerinden olarak bi şey diyeyim mi ki? dedim artık: Çok sevimli bir grafik olmuş, mektebe yakışmış bence..
eline sağlık..
Niye içine sinmedi kardeşim ya, gayet hoş olmuş, eline sağlık =)
çok sade ve dinlendirici olmuş, gülümsetiyor
bilmiyorum neden ama bana kardelen ayşe reklamını hatırlattı:))..
bak onu da ifsad ettiler. biz çocukken o küçük ayşeydi. sonradan kardelen ayşe yaptılar.. biz çocukken o da temizdi.. şimdi o da (sözüm meclisten dışarı:) bizim gibi hem birazcık kir tuttu hem de ideolojiyle bozuldu..
çok sığ olmuş yahu..ilk bakışta iyi lakin irdeleyince pek manidar bulmadım..daha iyisini yapabilecek potansiyale sahip olduğunu düşünüyorum(biliyorum)..biraz geliştirebilirsin..selametle..
bi önerim var..kitap film makale dergi vs. önerileri olan arkadaşların önerilerini paylaşabileceği bi bölüm oluşturabilirseniz ala olur..yönetime duyrulur..
bu mektebe nasıl talebe olunabiliyor?
yaş sınırı var mı?
ve bir de..
“Gece okula gelmeyenler, okumaya yazmaya gelemeyenler olursa, bir süre sonra devamsızlıktan kalırlar ve fakat Alıntılar Mektebi’nde kalamazlar. ”
kısmını açabilir misiniz?
1. yılımızı geride bıraktığımız şu günlerde asıl adresimize kavuşmuş bulunmaktayız.
http://www.alintilarmektebi.net
yeni adresimiz hayırlı olsun!
Alıntılar Defteri’nin künyesinden bağlatı vermeli mektebe
sa Hümeyra,
öncelikle soruna coook gec cevap verdiğimiz için hakkını helal et.
son dönemde sınavlar ve mektebin yeni yapılanması derken senın sorun
gözümüzden kactı.
şimdi sorularına gelelim;
bu mektebe talebe olmanın hıc bır yaş sınırı yok, aramızda 10 yaşlarında arada bır gorunup kaçan cocuklar da var, mezun
olup, okulunu bitirmiş ancak yazma aşkıyla yanıp tutuşan abıler de.
mektebın yaş ortalaması aşağı yukarı 20-23 arası.
bu mektebe talebe olmanın tek şartı Hak için, Hakikat’e şahitlik edebilmek için, Allah için yazmak!
zulüm karşısında, haksızlık karşısında müslüman gençler olarak sözümüzle, yazılarımızla var olabilelim, birilerin görsün diye değil en azından o gayret içersinde kalemimizin mürekkebini tüketelim istiyoruz!
sözler düğümlenip de çıkamadığı zaman ağızdan, ümmetin isyanını dillendiremediğimiz zaman, kalemimiz ve sayfalarımız şahitlik etsin bu isyana diye böylesine yaramazca bir çaba içerisindeyiz.
bır de yaptığımız işte(yazabime denemeleri) istikrar bekliyoruz ki bu işin sorumluluğunu ancak karşılayabılırız!
alıntıladığın kısımda da bunu vurguluyoruz.
yaramazların yani yazar adaylarının yazıları, kelimeleri umut olsun, zulme karşı adalet olsun, yaşadığımız çağın şahidi olsun, en azından olabilme gayretinde olsun diye buradayız!
burası bızım mektebımız, burada yazılarımızı paylaşarak karşılıklı öğrenebilme ve dikkatten kaçanları gösterebilme, eksiklerimizi hatalarımızı kardeşlerimizin tavsiyeleri ve gözlemleleriye düzeltebilme gayretindeyiz.
son olarak, önceden daha kapalı bir eğitim içindeydik ancak artık dışa açılma kararı alındı.
buraya başka arkadaşlarını da hem yorumcu hem yaramaz olarak yönlendirebilirsin.
unutmadan cfzab’ın da sorusunu cevaplayalım; cfzab, arkadaşlarla bir araya gelip teklifini değerlendirdik ancak böyle bir bölümün kontrol edilmesi
ve sürekli takip gerektiren bir iş olması bizi zor durumda bırakabilir. zira mektebimizdeki herkes öğrenci, yani zaman sorunumuz var.
bir de hedefimizi saptırabilir diye düşünüyoruz.
ancak burada yayımlanan yazılar üzerine saygı ve kardeşlik çerçevesindeki her türlü yoruma açığız.
ve bilhassa bundan sonrası için daha eleştirel bakmanızı rica ediyoruz.
burası bizim mektebimiz, okulumuz. müslüman kalemlerin daha iyi yerlere gelmesini istiyorsak yapıcı eleştirilerde bulunmak zorundayız.
yaptığınız yorumlarda yaramazların eksiklerini belirttikten sonra bu eksiği düzeltebilmemiz için bizlere ufak ufak tavsiyelerde verin lütfen.
dışa açıldığımızı üst kısımda belirtmiştim.
bundan sonra mektebimizi daha çok arkadaşınıza tanıtabilir, tavsiye edebilirseniz seviniriz.
yazılarınızı ve yorumlarınızı dört gözle bekliyoruz.
selametle…
ya hu biz hep okulluyduk.. niye değişti bu şimdi??
Yahu yetişemiyorum bu sıralar mektebin hızına Farketmediğim yazıları henüz görmüş oldum. Ama her zamanki gibi yorum ve eleştiri noktasında zaaf gösteriyoruz. Belki mektepte daha fazla vakit geçirmeliyiz.
biraz renkli bir üst panel hazırladım, yazılara koyacağınız resimleri de o yönde seçerseniz uyumlu olur.
harika:)
anaokulu tabelaları gibi yumurcak, tomurcuk, pıtırcık, çitlembik gibi olmuş!.
fatma turan nam-ı diğer çocuk ayracımız gibi
tek kelimeyle sempatik!
Allah razı olsun senden Ammar.
muhatabında kıpırkıpırlık uyandıran her eser gibi “kutsal”
Ammar, bu nasıl bir şirinliktir böyle
elimi ekrana değdirip, defterin arasındaki belli belirsiz duran o beyaz ipe dokunasım geldi, bir an elime gelecek sandım, çok gerçek çook!
: )
defter, elma, çay, renkli kalemler..
ellerine sağlık kardeşim
çok pastel, mekaniklikten uzak, doğal bir tasarım olmuş
=)
aferin,istediğim gibi olmuş:)
şaka tabi,gerçekten çok başarılı..düşün ben bile beğendim:)
Merhaba, ben de sizin mektebinize katılmak istiyorum ancak nereye, ne şekilde başvurmam gerektiğini bir türlü bulamadım. Acaba mektebe alım var mı? Varsa ne yapmamız gerekiyor?
Hey genç-ler!
tasarım,kamikaze ye bindikten sonra pamuk şeker yemek gibi olmuş..
(bilmiyorum bu nasıl bir benzetme ama böyle hissediyorum ve yorum özgürlüğümü kullanmak istiyorum )
Çok ‘biz’ i yansıtıyor. Çay,renkli kalemler,sayfa kenarları eskimiz kitap..
font ayrı bir güzellik tabi..
eyvallah üstad..
oluyor,gittikçe daha iyi oluyor..
arkadaşlar,
okuduğum bir edebiyat dergisinde “şiir ne işe yarar?” diye bir deneme yazılmış..
bunun içinde geçen bir cümle şöyleydi:
“kötülere, zalimlere karşı iyilere yardım ve yataklık yapmaya yarar…”
sonra sordum; “şiiri kimler yazar?”
aslında ilginç olan şuydu, “kötüler şiir yazamaz mı yani?”
el- cevap:?
Bu üst resim fena olmuş ya
Arkadaşlar bundan sonra mektepte yapılan yorumlar konusunda daha hassas olalım lütfen. Bu konuda gerekçemiz ve genel olarak kriterlerimiz yukarıda madde olarak eklediğimiz şeliyle;
“Bu amaçla özellikle yorumlara çok önem verir. Çünkü mektebin eğitim metodu; yaramazların yazılarının diğer yaramazlar tarafından incelenmesi, üzerinde kafa yorulması, yazıların eğilip bükülmesi, hırpalanması, ters çevrilip bir de oradan bakılması, sonrasında kafada oluşan düşüncelerin yazının sahibi yaramaza güzel bir şekilde anlatılması/aktarılması şeklindedir ki, yaramazlar bu tespitlerden nemalanarak kendini geliştirmeye çalışır. Bu nedenle mektep yorumlarda samimilik ister ama laubalilik kabul etmez, beğeni ve eleştirileri yapıcı bir şekilde görmek/göstermek ister ama faydası olmayacak yorumlara izin vermez. Çünkü burası bir okuldur ve buraya yaramazlar devamlı olarak gelişmek/geliştirmek için gidip gelir.”
Bu şartları sağlamadığını düşündüğümüz yorumları mektebe eklemeyeceğiz. Hassas davranırsanız seviniriz.
Lütfen yazılar hakkında sadece beğeni dile getiren yorumlar yapmayınız. Yazı hakkında yaramaz/lar/a bir şeyler katan yorumlar dile getiriniz.
Ayrıca isim ve e-posta yazmayan yorumlar da kabul edilmeyecektir..
Yeni resim hususunda..
Önceki resminiz,siteye uygunluk bakımından olsun,renkleriyle görselliğiyle olsun,daha başarılıydı..
Naçizane yorumum..
Selam ile..
Kardeşler Lokomotif Hikaye’nin ilki bitti. Bunun için onu Mekteb’in ana sayfasına aldık. Şimdi sıra ikinci hikayemizde.
İlk tren yolunu sonlandırdı. İkincisi yola çıkmak ve hedefine durakları aşarak varmak için sizleri bekliyor:)
yazı da çizim de tam bizlik! Mektebin tabelası olsa diye içimden geçirmiştim ki.. Allah razı olsun yazandan, çizenden, düşünenden..
Merhaba,
Mektebe yeni katılan biri olarak bir önerim olacak. Ali Ural ile şiir ve yazı atölyesine devam ederken, hocamız her gün bir paragraf yazmamızı tavsiye etmişti. O gün yaşadığımız ilginç bir olay, hissettiğimiz bir şey vs..bunun kalemimizin güçlenmesine katkı sağlayacağını söylemişti..Acaba bu mekanda da bu tarz bişey yapabilir miyiz..bu şekilde mektep daha canlı tutulabilir belki..ne dersiniz?
Gençler!!
mektebin eski heyecanı,aktivitesi yok..neler oluyoor sizee diye haykırmak istiyorum..sayfaya düzenli aralıklarla teşrif eden biri olarak(öhöm öhöm) utanarak söylüyorum ki,bakıp bakıp çıkıyorum artık! bu mahrumiyet fazla geldi biz okurlara..azıcık adrenalin yahu..a aaa..
ben de katılıyorum arkadaşa…heyecanla katıldım mektebe..öğrendiğimden beri günde bikaç kez girip bakıyorum neler oluyor diye..ama pek bir hareketsiz görünüyor…canlanın artkkk…sizden ilham alarak yazacağım ben de:)
öz-mek-def ekibi, çok yakında alıntılar mektebinde!!!
: )
Durun yahu, makine değiliz ya! : ) Ne yani zorlama yazı mı yazalım bunu mu istiyorsunuz? : )
Şaka bir yana mektep gayet iyi gidiyor arkadaşlar, klasik olacak ama çok yazı olması önemli değil, yaramazlar yazma eylemini hayatının bir sürekliliği haline getirsin ve de nitelikli yazılar ortaya konulmaya çalışılsın, ayrıca yorum yapmaya, kardeşinin yazdığı yazıya katkı yapmaya özen gösterilsin, yeter inşallah. : )
sema öz-mek-def nedir? çok merak ettim de..
açılımın ÖZgürü, alıntının DEFteri ve MEKtebi olsa gerek
“ayrıca yorum yapmaya, kardeşinin yazdığı yazıya katkı yapmaya özen gösterilsin, yeter inşallah. : )”
cümlesi sahibine saff suresinin ilk üç ayetini armağan ediyorum
bilmem ki, öyle mi acaba?
..
azıcık daha sabır, bekleyin ve görün!
: )
Ali Ural ile yazarlık atölyesi başlıyor…ilgilenenler
http://www.tarih-kultur.com sitesi eğitimler bölümünden ayrıntıları öğrenebilir..
kolay gele…
Şahin Gürçay şiiri istiyoruz !
kanımıza ‘isyan’ karıştıran Gürçay şiirleri !
Mektebin kaloriferleri yanmıyor herhalde, ne kadar soğuk burası böyle..
Oysa eskiden kışın soğuğuna karşı sıcacık bir sığınak olurdu bu sıralar..
hım hımmm..
:)))
tweety’i bilirsiniz, “bir kedi gördüm sanki!” :)
bir de onu kovalayan peltek kedi sylvester var, her kelimesinin başına ‘p’ getirerek konuşur:))
sahnelerden birinde sylvester ciddi bir durumla karşı karşıya olduğunu görünce, elini çenesinin altına koyarak bu şaşırma ifadesini kullanır; ‘hım hımmm..’:))
şahin, bilmiyorum niye ama yorumunu okuyunca bu replik geldi aklıma:)
ne yapsak?
Bir de eskiden bazı şiirler olurdu şahin duruşlu; o şiirlerde direnerek ısınırdık.. ?
kafiyeliymiş gibi görünen serbest şiirler..anlam uğruna hunharca savrulan sözcükler..ölçüsüz dizginlenemez mısralar..yeni bir oluşumun öncüsü olmuş yüce bir şahsiyetti o..yeri gelince küfreder yeri gelince meşkederdi..şahin..garip çocuktu vesselam..kalanlara selamet..
mektep ehli yorum yapmaya neden bu kadar isteksiziz? yanılıyor muyum?? lütfen gençler canlanın…ben de çok yorum yapmıyorum zira bu işi biraz daha ehil olanlara bırakmak istiyorum…bu arada ali hocaya bahsettim biraz..mektebi duymuş…ayracı da duymuş..ben bile tam bilmiyorum:)
: )))..
mektep ahalisinin ders yoğunluğunda olduğunu tahmin ediyorum, inşallah ara tatilde biraz daha canlanırız.
ayraca gelince esra abla, alıntılar defterini biliyorsun, öz-mek-def ailesinin defter kolu bir ara güzel alıntılardan derledikleri tasarımlarla ayraç furyası başlatmışlardı.
Tüyap kitap fuarında stand açmış, oldukça ilgi toplamışlardı.
Ali Ural da muhtemelen ordan tanıyordur.
bir de ekip olarak defteri anlattıkları bir radyo programına katılmışlardı, baya meşhurlar anlayacağın (:
bu arada, defter 1 ocakta 3 yaşına mı giriyor ne!
: )
mektebi çok özledim!
bu hamurdan suretleri oluşturan kimdir? alıntı mıdır,ha nedir? başörtüsü tasvirleri harika olmuş..kim bulmuşsa-yapmışsa sağolsun..vesselam..
“Hamurdan Suretler” Merve Yüce’nin bir çalışması :)))
biz böyleyiz işte.. yaramazlarımıza da yaramazlıklarına da sahip çıkarız:)))
…
hamurdan suretler iyi bir çalışmaydı, merve’nin tez çalışmasını da mektep-defter üzerinden yapmasını bekliyoruz:)
deeep not: şahin, mektebe dönüşün hayırlı olsun kardeşim.
şşşiittt, aman sessiz kardeşim, kimse duymasın, kalıcı değilim :)
şahin abi bu ne iş yaa, yaramazların hepsi mi uyur?
mektep yansa haberleri olmayacak.
yaramaz dediğin takla atar, şarkı söyler, seksek oynar, su sıçratır, dil çıkartır, camı kırıp kaçar.. akla gelebilecek bilimum sesli işleri yapar ama bizimkiler sadece yazıyor.
kalemi eline alan yazıyor.
klavyeye geçen yazıyor
canı sıkılan yazıyor da..
nasıl konuşturacağız bu ekibi?
cidden mektebi yaksak mı?:)))
mektebi yaktık diyelim, kim yangın tüpünü alıp gelir ki
bunlar yangını da kelimeleriyle söndürmeye çalışırlar ben söyleyim.
:)
aaahh aaah, sema kardeş vallahi ne desek boş!
bunlar yaramaz değil, bildiğin mendili önlüğünün yakasında üçgen üçgen sırıtan, yakaları kolalanmış, papuçları parlayan, her daim ucu sivri kurşun kalem kullanan, başlıkları kırmızı kalemle yazıp, iki yandan eşit boşluk bırakan, bir de o kalan boşluklara süslemeler yapıp defterlerinin her sayfasında yıldızlar olan kurdeleli tipler!
ödevlerini evde yapıp, sus pus dersi dinliyorlar, hatta o kadar saygıları var ki örtmenlerine, soru bile sormuyorlar, zira her şeyi anlıyorlar!
teneffüse çıkıp tren, seksek, yerden yüksek, ebelemece, top ve de saklambaç dahi oynamıyorlar!
tam bir, dört göz bunlar yahu! :)))
biz onlara baska bir şey daha diyorduk ya, neyse:)
…
yahu en azından arka sıralarda oturanlar konuşsa. onlar da uyumaktan baslarını sıradan kaldıramıyorlar.
hoş, biz de hemen hocaya ispiklemiyoruz ya.
en kötü ihtimalle eksi veriyoruz onu da dönem sonunda hoca kanaatleri kullanırken eline tutuşturuyoruz.
ne olurdu yani şimdi nebiye yazdığı kağıdı uçak yapıp hümeyra’ya fırlatsa!
şairi azam mehmet ali başaran içtiği meyve suyunun kutusunu sınıfın ortasında patlatsa da biz de koşa koşa hocayı çağırsak!
esra her zamanki muhalefetliğiyle sınıfı çileden çıkarsa!
büşra makinasını alıp ağır abi ammar’a doğrultsa da ammar ‘örtmenim büşra’ya bişey söyleyin, benden habersiz fotoğraflarımı çekiyooo:(‘ diye hocaya ispiklese büşra’yı.!
(bu arada ben imla kurallarına filan dikkat etmeyeceğim abi, biz de iyice muhallebi çocuğu olduk çıktık iyi mi:)
..
e kendilerine benzettiler bizi de!
sonra vay efendim başkanlar nerde?
biz yaramazlara başkanlık etmeye geldik ama kimsenin sırası yamuk değil, kimse ders arasında kapıya tırmanmıyor yahu burda!
şimdi arkasından konuşmak gibi olmasın, mustafa abi var ya, adam geçmiş en ön sıraya, yazıp yazıp arkaya fırlatıyor.. okuyoruz, okuyoruz da, biraz da gel yanımıza da beraber okuyalım be abi.
hee büşra abla var sonra! tamam yazma, vaz geçtik! yahu eskiden sıraların arasında dolaşırdın, defterlere çizik atıp kaçardın! bari onu yap!
akıllanmaya karar verdiniz de haberimiz mi yok?
bak bana, ne kadar usluyum; yalnızlık sözleri’ni okurken canım sıkıldı sınıfın kapısına bir vurup kaçayım dedim.
camdan bakıyorum kimsede tık yok, sanki 2011 dünya kupası oynuyor tahtada.
hocam senden başka sınıfın kapısına bakan olmadı.
..
sonracığıma ben söyleyim, şu kevser çakır var ya.. abi boş zamanlarında siyaset yapıyor ya!
selman abi desen kadavralarla uğraşıyordur şimdi.
bir ihtimal belki merve yaramazlık yapıyordur diycem ama o da sübyanlar gibi boyalarla hamurlarla uğraşıyor, onun da sesi çıkmıyor ne zamandır.
aha!
bak aklıma ne geldi, bizimkiler ‘eli yüzü düzgün’ çocuklar, 5 vakit namazlarını kılıp oruçlarını da tutarlar.
acaba dinleri mi emrediyor konuşmamayı?
:))..
cık, dinleri onlara tam tersini emrediyor ya, nedense sessizlik yine de hat safhada!
zeynep ezgin var ya, çizerdi yazardı, oh ne yaramazdı derken gitti, emine nur desen, sınıfın kapısını açtı, şarkı söyledi, selamını verdi, çıktı gitti, bir daha gören yok!
ahmet abi var(mış) bir de, gören olursa selam söylesin!
şimdi bunların hepsini biiir biiir yazıp örtmene şikayet etmek var yaaa, yine de bir şans daha verelim diyesim geliyor, ne dersin?
hepsini biiir biiir yazalım ama örtmene vermeyelim, saklayalım yeri gelince tehdit ederiz:)
..
ımmm, şey.. galiba artık ben de uslu bir öğrenci olmalıyım
şahin abi, benim sınavlarım hala bitmedi, müsadeni istesem seni bu mübarek davada yalnız bırakmış olur muyum?
bir de, istersen geceyi yine mektebe yaraşır şekilde bitirelim.
hem bu yaramazları atsan atılmaz satsan satılmaz.
ne de olsa yol arkadaşlığımız var!
buyur abi, son söz senin.
(buyurun dostlar buyurun, halil ibrahim sofrasına:)
(şahin abi, şahin abi!
aramıza yeni bir tıfıl yaramaz katılacaktı, onun şiirini eklemeyi unutmayalım:)
sen yine uslu olma, sınavları olan bir yaramaz, sınav süresince mektebe malzeme biriktirir, sonra getirir onları sınıfın orta yerine döker, bütün yaramazlar da üşüşür başına!
tamam yaramazları şimdilik usluluklarından ötürü örtmene şikayet etmeyelim ama gözümüz üstlerinde,
hadi bakalım, halil ibrahim sofrası yaramazları bekler!
geceydi, yorgunluktan uyuyakalmıştım -bir kuş kondu badi parmağıma, dedi ki “bir yaramaz var arkandan konuşuyor”
*ne nasıl?!
“sübyanlar gibi” dedi “boya” dedi “hamur” dedi
*o yaramaz bilmez mi ki benim işim gücüm sübyandır/ hamurumda bu vardır/ üzerini zevkle boyarım yıllardır/ aylardır sancısını çektiğim bir yazı vardır/ yakındır..
..
kuş ‘peki’ dedi, sustu gitti :)
ben yaramazlık değil de başka bişi söylicem…
şu barış manço’nun şarkısı iyi hoş da, her sayfayı açtığımızda biz komut vermeden çalması kötü oluyor. rahatça dolaşamıyorum sınıfları..
ne yapsak… :(
bir süre gürültü yapmaya devam edeceğiz efendim.
ne zamanki yaramazlar konuşmaya başlarsa, barış amcamızı o zaman susturabiliriz:)
sabahın ilk ışıkları çoktan geçmişti.
sema bir yandan sınavlara çalışırken bir yandan projelerle uğraşmaktaydı.
aklına takıldı, bizim yaramazlar dünkü sözlere alınır mı?
-’cık!’ dedi içinden bir ses, niyetimizin halis olduğu bilinir.
derdimiz gecenin o saatinde çene çalmak değildir.
mektebe bir kıvılcım attık, halil ibrahim sofrasını açtık
‘o yaramazlar bilmez mi ki’ başkanların kendi aralarında dedikodu yapma hakkı vardır:)
…
sürçü lisan ettiysek affola!
yok yahu! oralı bile olmadık.. :P
rahat olun :))
O Zeynep Ezgin’e bende çok kızıyorum, uslu uslu oturacağına öğretmeni çileden çıkartacak hain fikirlerin olsun, biraz yaramazlık yapıverde sınıf başkanları tahtaya adını yazsın dedim.
O da bana dedi ki:
“Gel de halimi benden sor. Sınavlar kapıya dayandı, hatta kapıdan içeri daldı. Bu sebeptendir eski Zeynep göç etti cisim hanesinden, bambaşka bir Zeynep misafir oldu bu haneye geçici bir süre. Sabah 6′lara kadar varyanslarla, hipotez testleriyle, banach uzayları ve fourier serileri gibi nice karışık olaylarla uğraşmaktan mektebe gelince uyuyakalıyorum napayım. İlim talebesi olmak kolay değil. Hele de ilm-i cebir, cebren seni çalıştırır, öyle geçirir.
Ama şu kurt adam devri sona ersin. Eski Zeyneb geri gelecek, yazmaya çizmeye devam edecek inşallah” dedi ve yine notlarının arasında gözden kayboldu.
(NOT1: Bu yorumu okuyan mekteb yaramazları ve ziyaretçileri, eliniz boş geçmeyin, şu sınavlar için bir dua ediverin :)
(NOT2: Bu arada Türkiye’den Cyprus’a, Kıbrıs’tan İstanbul’a olan yolculuğu dün sona erip elime geçmiş bulunan öz-mek-def karnesini çok beğendim. Allah razı olsun.)
-uykudan uyanmış bir ses tonuyla-
N’oluyor ya? Kim karıştırdı burayı, başkanlar nerede aaa başkanlar karıştırmış.. hayırdır sevgili başkanlarım..
-….!!!!??
hee, tamam o zaman savunmaya geçeyim hemencecik, başkanları daha çok kızdırmayım..,
şimdi şöyle oluyor millet..
sınavım var diyeceğim ama bu bir bahaneden öte gitmeyecek benim için.. yine de zihnimi toparlayamadığımı itiraf edeyim.. Ve dahi yaramazlık yapamadığımı.. [Bunları biliyoruz, geç diyeceksiniz ama tutunacağım tek dal burası ne yapayım :)]
efendim, ödevlerimi yapıp uyuyorum ancak gördüğünüz üzere.. Arka taraf çocuğuydum ben, şahin kardeşim/başkanım öne attı beni.. Ben yine de arka tarafta yatıp arada ödevini tahtaya fırlatan tembel oldum bu zamana kadar.. Fakat, Şahin kardeşim asıl sen gelmedin yanıma hiç.. hep öndeydin koşturdun, biz ise takip etmeye çalıştık seni ve bu ekibi.. Arada uyuyalım gel arkaya diyecem ama..[başkanla bu kadar senli benli konuşmak ve uykuya davet etmek tehlikeli susuyorum :)]
her şeye rağmen ümitliyim.. bir “tükenmişlik yazıları” dizisi var son zamanlarda tahtada.. bu beni heyecanlandırıyor.. yenilenmemiz için.. [Bu da bahanemizin üzerini kapatmak oluyor, ümitliyiz ümitli edebiyatı :)]
bu arada sonraki yaramazlıkları teşvik etmek için en azından müziği değiştirsek önerisini,–senai hocanın programında müthişti yav barış abinin müziği, ne yapacağını şaşırdı senai hoca:) hümeyra’nın grupta paylaştığını izlediyseniz eğer– başkanlarımızın gülümseyen ve şefkatli gözlerinden aldığım güvenle söyleyiverip,
susssss! demeden birileri..
tamam tamam susuyorum.. :)
şeyy, bu son tamam kızmayın,
baksanıza, dua edin be yav, bak zeynep kardeşimiz de istemiş.. toplu bir dua merasimi mi yapsak ne diyorsunuz :)
neyse, dua ile efendim..
Ben başkanlara danışmadan site her açıldığında kendiliğinden başlayan müziğin autoplay ayarını kapattım ama eksi alır mıyım hocam?
ammar kardeşim süpersin.. siteye girince ben de farkettim ve çok sevindim..korkma.. gerekirse disipline seninle birlikte ben de gelir, korurum seni.. çenemizle biz onları çıldırtırız zaten..
:)) ben yaramazlaştığımı hissediyorum..içim kıpır kıpır..
sınıfta ordan oraya dolaşıyorum..herkesin başına tek tek dikiliyorum..kollardan çekiştiriyorum..”hadi beraber yaramazlık yapalım hadi hadiii..” diye..
başkanlar ben ortada gezindikçe çarpı atıyorlar ismimin yanına.. mutlu oluyorum.. :)
Ah şey ya ben uyuyakalmışım…
Sessizliğe uyandım,hayırdır ne oluyor ?
Ben uyurken galiba birileri masama ihbarname bırakmış.. Valla başkanım ben elim ceplerimde gezerim bilirsiniz de cemaat defterleri toplayıp çantasına koymuş…
Hem ben sıra aralarında gezer,ortalıkta bulunan kelimelere bakar,onları arka sırada toplarım biliyorsunuz. E şimdi herkes sus pus toplamış pılısını pırtısını çantasına öyle bekliyor..
Ben de arkada kelimeler ile hoşbeş ediyordum ; duyduğuma göre suskunluğa muhalif bir cümle olmak istiyorlarmış sonra da şöyle salına salına tahtaya doğru ilerleyeceklermiş…
…
hadi açın defterleri, canım sıkıldı :))
özgür açılım toplantıları hakkında ayrıntılı bilgi..www.semaerdogan.com..bilgilendirirsen sevinirim kardeşim:)
yaramazlar! kafamda dizeler uçuşuyor, çok fena şiir yazasım var, ama daha fena uykum!
sanırım uykuya yenik düşeceğim :(
dua edin de sabaha kaçmasın dizeler :)))
Birden masadan kafasını kaldırdı. Oturduğu yerden kalkıp aynaya baktı. Yüzü hırpalanmıştı.Yüzünü musluğun altına dayadı. Suyun tazeliği canını acıtıyordu. Derin bir nefeste koca bir nehri içine çekiyormuş gibi kana kana içti; derin bir nefeste koca bir zamanı,kanaya kanaya…Günışığını bekleyen gece gibi yorgundu.Oturdu. Gözlerini ovuşturdu, bir dolu kelime vardı zihninde. Zihni gittikçe ağırlaşıyordu. Dayanamadı, masaya başını yasladı tekrar…
“şiiriyet azizim,biraz daha şiiriyet”
…
Gün döndü, bekliyoruz!
Öyküye ahit,öyküye ağıt..
öyküye doğru, öyküyü beklemek.
öykü bakmak,öykü okumak,öykü söylemek ve öykü…
öykü düşlemek,öykü nefeslenmek,öyküyü bulmak,öyküde bulunmak…
bekliyorum,bekliyorsun,bekliyoruz….
üstteki yazı cıvıl cıvıl olmuş bayıldım! :) mektebe şimdiden bahar gelmiş :)
Ya aslında biliyor musunuz ben hiç beğenmedim üstteki hali..
Karpuzlu ve kavunlu sakızların kutuları gibi olmuş…
-ki hiç sevmem-
:)
büşra, teşbih yeteneğin müthiş!
:))
ben de beğenmedim bu hali.
ama mektebi bir ustanın eline bırakacağız, yakındır. güzel olacak inşallah!
yaprak fonu mu?? aman yarabbi!! ne günlere kaldık……
bi dövmediğiniz kalmış yaa :))
-ben hala beğeniyorum ama, söylemeye de korkuyorum hani- :))
şahin arkandayım kardeşim korkma! hak davamızda kazanacağız inşallah..
be-ğen-mek suç de-ğil-dir suuç o-la-maz! :D
üstteki yazı baharı getirmiş getirmesine ama baharın gelişinin verdiği mahmurluktan mı yoksa kışın sert ve soğuk geçmesinden midir bilinmez herkesi bi suskunluktur almış gidiyor..
yok uğur kardeşim.. biz genelde böyleyiz.. kısa süreli oluyor bizim yaramazlıklar..
bir ara coşuyoruz… sonra durulup enerji topluyoruz (yani ben o yüzden durulduğumuzu sanıyorum :)… bu böyle değirmen gibi gidiyor.. sen de şimdi durgun bir zamana denk geldin sanıyorum… :))
Ya vallahi bakın sıkıntıdan sıraları kurşun kalem ile oymaya başladım.. hatta o kadar ki kağıttan uçak yapıp ön sıraya atacağım…
Ya ne olur değiştirin şu görüntüyü… Sayfayı her çevirdiğimde elimle kapatıyorum üst kısmı.
Kötü tasarıma dayanamıyorum, hele burada bunca estetik insan varken hiç !
Başkanlar, şu devrim çağında bizi mutlu etmeniz lazım, yoksa sınıfça sizi ‘rahatsız ederiz’ !
:))
kenara ilişmiş defter’imiz çok hoş olmuş..
hani “adı yok” edebiyat dergisi var ya, üstünde “bu derginin carpe diem’le uzaktan yakından alakası vardır” yazıyor..
ona benzettim ben de.. “bu mektebin alıntılardefteri ile uzaktan yakından alakası vardır..” :)
Yeni tema nasıl olmuş?
Buna inanamıyorum!! bu sabah uyandığımda aklıma ilk olarak mektebim geldi..dedim “sabah sabah ne alaka şimdi?” :) biraz zaman geçince gördüğüm rüyayı anımsadım.. alıntılar mektebi aslında bir sayfa değilmiş de dükkanmış.. yani bizim şu yanda yazan yaramazların kurduğu bir edebiyat dükkanıymış…istanbul’da bir sokakta… sonra biz o dükkanın tabelasını değiştiriyorduk rüyamda.. :) çoook ciddiyim.. inanılmaz değil mi!? :))
şimdi mektep gibi olmuş işte :) sevdim bunu..
hamd olsun kurtulduk şu ciklet kutusuna benzeyen temadan:)
bahar geldi; beyaz biraz gözü yorup karı kışı andırsa da sade ama asil, sade ama ‘zengin’ durmuş.
accayip sevdim!
emeğine sağlık şahin kardeşim.
siteye adım atar atmaz yüzümde bir gülümseme
sebep: yeni tema:)
bayıldım.
çok benimsedim ya, bakmaktan alamıyorum kendimi.
“böyle güzel temalar çizmek? neden olmasın!” dedim
dualarınızla tabi..
bu arada diğer renklerini de merak etmedim değil, arada süprizlerle onları da görebiliriz belki, değil mi?
ilminize, bilginize, ellerinize, gözlerinize sağlık:)
Evet arkadaşlar reklamlar ve resimleri de ekledim, yeni yüzümüz hayırlı olsun inşallah :)
Mektebin temasına sabrım son demlerdeydi…Kaygılıydım!
Şimdi, işte şimdi us’uma bir dinginlik..
Hele hele Zarif bir tebessüm..
İşte şimdi şöyle hayallere kıvrılıp, yavaşça okumaya koyulabilirim kelimeleri… Hadi o halde, bu görsel dökülsün kelimelere…
yukarda gördüğüm sembolleri herkes görüyor değil mi?
bu çok güzel, inanılmaz, harika bir süpriz oldu:))
teşekkür ederim mektebimm
selamlar mektep ahalisi!
yukarıda görmüş olduğunuz semboller bir süredir yavaş yavaş yerlerini alıyorlardı bildiğiniz gibi.
ancak ve lakin şunu belirtmem lazım ki onların her birini deneme amaçlı koyduk oraya..
mesela merve’nin “eli”nin daha renkli olması talebi geldi, yapacağız inşallah..
mali abi poşet bid’attır dedi ona da ince belli bir bardakta çay koyacağız :))
şimdi diğer herkes memnun mu simgesinden?
açıkçası çok fazla hakkında bilgi sahibi olmadığımızdan bazılarınıza geçiştirmelik sayılacak şeyler koyduk.
memnun olmayan söylesin, hemen değiştirelim, fikir versin bize, ona göre bir şey yapalım inşallah..
mesela ahmet abi, eminenur, esra aydın için gördüğünüz gibi hiç simge yok henüz..
bu arkadaşlar da ya kendi söylerse, ya da genelden bir fikir çıkarsa iyi olur :)
he, bu arada, alan bitmiş gibi görünüyor ama merak etmeyin, biraz küçültücez hepsini ama sığacak bi şekilde :)
çılgın yorumcular adlı bir kategori açılmasını talep ediyorum..cfzab yada beyza akpınar diye de altına girilsin lütfen..ne bu vasıfsızlık canım..cık cık!!
mab şiirdir!
Şiir nerededir ?
merhaba hoş geldi
büyük ihtimalle ağır yaralı
îmâlâthânede ağır ihmalle
mağduren mağrur
trolle avlanılırken orda
Allah şahit ki
yanlız yazılıyor zahit
karnesi hep karine
bu dönemde tekbir getirmiş
Tahrir getirmiş
teşriki mesaisi anla
takriben tâkatsiz
yığılı kelimelerin yanına
yeri geldi diye dünya
eşinin adı sema
kızının dua
vedduha