<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Alıntılar Mektebi</title>
	<atom:link href="http://alintilarmektebi.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://alintilarmektebi.net</link>
	<description>Oku, oku / Yaz, yaz, oku!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 18:35:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Meryem’den Judy Garland’a Sezai Karakoç şiirinde ‘Kadın’</title>
		<link>http://alintilarmektebi.net/2012/02/meryem%e2%80%99den-judy-garland%e2%80%99a-sezai-karakoc-siirinde-%e2%80%98kadin%e2%80%99/</link>
		<comments>http://alintilarmektebi.net/2012/02/meryem%e2%80%99den-judy-garland%e2%80%99a-sezai-karakoc-siirinde-%e2%80%98kadin%e2%80%99/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 18:35:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nebiye Arı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alintilarmektebi.net/?p=3936</guid>
		<description><![CDATA[Meryem’den Judy Garland’a SEZAİ KARAKOÇ ŞİİRİNDE ‘KADIN’ Sezai Karakoç ve kadın denildiğinde akla ilk gelen Monna Rosa şiiri ve bu şiirin farklı rivayetlerle anılan hikayesidir. Sezai Karakoç’un kadına dair bağımsız şiirleri bulunmakla birlikte salt kadınla alakalı olmayan birçok şiirinde de kadınlardan bahseden mısralar yazmıştır. Karakoç’un şiirlerinde Monna Rosa dışında bazı özel kadın isimleri yer alır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Meryem’den Judy Garland’a<br />
SEZAİ KARAKOÇ ŞİİRİNDE ‘KADIN’</p>
<p>Sezai Karakoç ve kadın denildiğinde akla ilk gelen Monna Rosa şiiri ve bu şiirin farklı rivayetlerle anılan hikayesidir. Sezai Karakoç’un kadına dair bağımsız şiirleri bulunmakla birlikte salt kadınla alakalı olmayan birçok şiirinde de kadınlardan bahseden mısralar yazmıştır.<br />
Karakoç’un şiirlerinde Monna Rosa dışında bazı özel kadın isimleri yer alır. Kur’an’da Allah’ın överek bahsettiği kadınlardan Meryem, şiirlerinde en çok kullandığı isimlerden biridir.<br />
‘ Akşam kente bir meryem gibi girer<br />
Bir çocuk kutsal bir çocuk doğurur.’</p>
<p>Karakoç’un Meryem karakterinde öne çıkararak aktardığı özellikler; Masumluk ve Annelik’tir.</p>
<p>‘Yankı yapan kutlu kadın muştu sana<br />
Bir meleğin sözünden hamile kalan kutlu kadın’</p>
<p>Sezai Karakoç’un  şiirlerinde Meryem,kadınlar için bir örnek teşkil eder, arzulanan özelliklere sahip her kadın Meryem olarak tanımlanabilir. Meryem bir kadının son ulaştığı mertebe olarak görülebilir.</p>
<p>‘Birden gün doğmuştu sanki<br />
İki güneş dört aydede<br />
Birden doğmuştu sanki<br />
İşte o vakit kadınlar belirdi<br />
Hepsinin adı Meryem’di<br />
İlk defa evlendiler bizimle<br />
Daha çok gittik<br />
Ama nasıl anlatayım<br />
Ötesini’</p>
<p>Sezai Karakoç’u  aşk yanıyla büyüleyerek şiirlerinde yer alan bir diğer isim ise efsanevi bir aşk hikayesinde yer alan Leyla’dır. Sezai Karakoç bir kitabını sadece bu efsane aşka ayırmış ve Leyla ve Mecnun’un aşkını kendi kelimeleriyle okuyucuya aktarmıştır.  Aslında dizelerde Leyla pasif bir sevicidir, aşk ile yanıp kavrulurken dahi bir başkasıyla evlenmekten kurtaramamıştır kendisini.<br />
‘Bir de bakalım Leyla köşesine<br />
Aşkın kadın adlı penceresinden<br />
Bırakmıştı kendini yazılmış olana<br />
Susmak ve konuşmamak denen cana<br />
Evlenmişti ve görünüşte mutlu’</p>
<p>Düşünceler içerisinde kıvranan Leyla’nın başka bir aleme geçerek Mecnun ile buluştuğunu zikreder mısralarında. Bu aşkta kadın ve erkek fani dünyada aşklarına kavuşamazlar ve beşeri aşktan ilahi aşka geçerler. Sezai Karakoç düşüncesinde önemli bir yeri olan fena fillah ile ruhlar Allah’ta buluşur.</p>
<p>‘Fakat sonradan duruldu Leyla<br />
Tevekkülle huzuru buldu Leyla<br />
Ruhta kopan fırtınalar dindi<br />
Gökten gönle sükunet indi<br />
Anladı ki acı tatlı soğuk sıcak<br />
Geçmiş ve gelecek ayrılmak ve kavuşmak<br />
Hep ayni varoluşun dönüşümleri<br />
Aydınlanışımları ve sönüşümleri<br />
Herşey havada döner durur<br />
Sonunda Tanrı varlığında yok olur<br />
Ruh hürdür vücut esir<br />
Ruh baldır beden zehir<br />
Ruh hürdür Tanrı aşkıyla<br />
Bağlı değil yer ve zaman kaydıyla<br />
Farketmez gelse gelmese Kays O’na<br />
Gitse gitmese O’na Leyla<br />
Tanrı katında buluşmuşlardır<br />
Hakikat yurduna kavuşmuşlardır’</p>
<p>Bazen Leyla sadece sevgiliye adanmış bir taltif kelimesidir. Leyla sevgilinin kendisidir.<br />
‘Taşların ortasında Leyla’nın gözleri<br />
Leyla köşe köşe göz göz şiirin ortasında<br />
Ben Leyla’yı bulduğumdan yahut kaybettiğimden beri<br />
Leyla ya o adamın bardağında ya o dağın ortasında’</p>
<p>Meryem ve Leyla dışında kullandığı birçok kadın ismi vardır; Şehrazat, Gülce, Fahriye, Lili, Balkıs, Salome, Asiye bunlardandır.</p>
<p>Şiirlerinde görülür ki, Karakoç’a göre kadını yücelten konum anneliktir. Doğurgan kadınları öven birçok mısrası vardır. Kadınları en çok konumladığı vasıflar ise;annelik, gelinlik, genç kızlık, gebelik, bakirelik gibi şeylerdir. Bunun dışında; sultan, cariye, genelev kadınları, kısır kadınlar, çingene kadınları, yoksul kadınlar, fakir kadınlar, ev kadınları, çamaşır yıkayan kadınlar olarak da vasıflandırmış veya tanımlaıştır. Kadını nadiren de olsa salt bir şahsiyet/karakter olarak ele almışlığı da vardır.<br />
‘Hangi köşesinde huzur o köşede sen<br />
Hangi köşesinde yeni çağlara uygun odalar<br />
Ben bölünmez bir şairsem<br />
Sen bölünmez bir anne<br />
Bir çeşme’</p>
<p>‘Zülküfül bana dedi<br />
Yeraltında sesim var<br />
Zülküfül bana dedi<br />
Doğuranlar bendendir<br />
Ana sesi bendendir<br />
Örtülü ödeneğimdir ocak’</p>
<p>‘Bir kadını al onu yont yont anne olsun<br />
Her kadın acıma anıtı bir anne olsun<br />
Çocuklara açılan mavi kırmızı pencere anne<br />
*<br />
Çul ve su<br />
Dağ suları dereler koyun çiçekleri<br />
Yalnız erkekler çarşıda ve yosun tutmuş hastalar yataklara bağlı<br />
Bir bahar boyu yıkar kasarlardı kadınlar kızlar çamaşırları<br />
Çık arı sudan ey el değmemiş boya<br />
Kasabaya inmemiş yani ölmemiş boya<br />
Ey bakire su kasar yapan Meryemlerinle<br />
Işığa bakan ışıklı kızların gölgesini<br />
Suya iten biz çocuk İsalarınla<br />
Seni andım ve ölmedim’</p>
<p>Karakoç şiirlerinde kadını islami mücadele içerisinde etkin bir faktör olarak zikretmemiştir. Ona biçtiği vasıflar genellikle  erkekle birlikte kazandığı şeylerdir. Böyle düşünmemizdeki asıl sebep ise şiirlerinde erkekler için; koca-eş, baba, dede, damat, kısırlık gibi vasıfları etkin bir şekilde kullanmamış olmasındandır.</p>
<p>Sezai Karakoç şiirlerinde kadın karakterlerin tanımlanırken  yeşil gözler ve altın saçlar ile tanımlanması farkedilir bir oranda zikredilir.<br />
‘Bir lamba yanıyor hafif ve sarı,<br />
Açıyor elini göğe bir kadın.<br />
Uzuyor, uzuyor altın saçları<br />
Uğrunda ölünen güzel kızların..<br />
*<br />
Bir lamba yanıyor,hafif ve sarı<br />
Esmer delikanlı, hatıra ve kan.<br />
Yeşil gözlü kızın hıçkırıkları<br />
Sızıyor bir kapı aralığından;<br />
Lambalar yanıyor hafif ve sarı.’</p>
<p>Diğer yandan şiirleri okurken karşıma çıkan yabancı kadın isimlerini şaşırarak okuduğumda  isimler üzerinden batının kadın anlayışını ve batılı kadınları bazen eleştirmiş, bazen de sadece o isimleri anmakla kalmış olduğunu gördüm. Şiirlerinde  kullandığı bu isimler ise; Madonna, Matmazel Niko, Judy Garland, Eleni, Truvalı Helen, Afrodit’tir.<br />
‘Bizim içtiğimiz çay da çaydır<br />
Çarpık dudaklı ezik gözlü allı mavili çaylar<br />
Vadilerden renkli yağmurlar gibi gelir<br />
İçtiğimiz çay<br />
Dans eden bir kadının ayak bilekleri gibidir<br />
Judy Garland gibi çay<br />
Kan gibi çay’</p>
<p>‘Hani sizin şu kurabiye yüzlü bir bayanınız var ya<br />
Beyaz ve yumuşak<br />
Hani tepesinde ikisi kısa biri uzun üç tüy var<br />
Onu siz başka yerlerden getiriyordunuz<br />
Sayın bayanınızın gözleri çakmak çakmak yanıyordu<br />
Siz ötekini Bay Yabancı gizli gizli öpüyordunuz<br />
*<br />
Annem o kadına şeytan diyor<br />
Bizim kediler de ona tuhaf tuhaf bakıyorlar<br />
Siz şeytanı galiba çok seviyorsunuz Bay Yabancı<br />
Siz şeytanı niçin bu kadar çok öpüyorsunuz<br />
Kabul ediyorum sizinki bizimkinden daha güzel<br />
Ama bizimki sizinkinden daha efendi daha utangaç ‘<br />
Sezai Karakoç bu dizelerde meşhur bir aktristi anlatıyormuş gibi, onun bir filmini izliyormuşçasına, şiirinin devamında da söylediği gibi 10 yaşında bir çocuk farkındalığı ile sevgilisini aldatan batılıyı tarif ediyor, bir de bunları annesine anlattığında öyle konuşmasının ayıplandığı ve annesinin adamın öptüğü kadını şeytan olarak nitelediğini dile getirir. Sezai Karakoç devam eden dizelerde ise adamın öptüğü kadınının kendi kadınlarından daha güzel olduğunu itiraf ediyor fakat ahlaki açıdan ise bizimkisi daha utangaçtır daha efendidir, onu hiç görmedim diyor. Mustafa Kutlu’nun hikayelerinden birinde değindiği gibi, Sezai Karakoç da sanki sevmediklerine Bay(ım)/Bayan diye sesleniyor. Yabancı bay ve bayanı şapkaları ile bütünlüyor, şapkalarını da alıp gitmelerini istiyor.</p>
<p>Modern anlayışla birlikte kadınların öncekine oranla değişen üstün konumlarının onlara mutluluk vermediğini ve özgürlük anlayışını, modernitenin kadına verdiği yeni konumu ara ara eleştiriyor dizelerinde.<br />
‘Ey Yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz<br />
Bu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmediniz<br />
Kadının üstün olduğu ama mutlu olamadığı<br />
Günlere geldim bunu bana öğretmediniz’</p>
<p>Modernite’nin kadını evden çıkarmakla, annelikten çıkarmakla birlikte ‘evin ölümü’nün böylece gerçekleştiğini ve ailenin dağıldığını dile getiriyor:<br />
‘İlerlerken lanetliyor her biri kendisini<br />
Öldü anne ve mutfaklar kilitlendi<br />
Kilerler boşaltıldı farelerce<br />
Anne gitti ve evler döndü yazlık otellere<br />
Anne gitti ve sular buruştu testilerde<br />
Artık çamaşırlar yıkansa da hep kirlidir<br />
Herkes salonda toplansa da kimse evde değildir<br />
Bir vakitler anne açarken kapıyı<br />
Şimdi kimse yok kapayacak kapıyı<br />
Anne gitti ve açıklandı ki<br />
Yarasalar da incir buğusu gibi birşeydi’</p>
<p>‘Ve o kadınlar nereye gittiler<br />
Anne olan sevgili olan o kadınlar<br />
Çocuklarının üzerine titreyen<br />
Kirpiklerinde hep aynı<br />
Sevgi ve merhamet ışığı<br />
O kadınlar gökyüzüne mi çekildiler<br />
Eleğimsağmalara mı göçtüler’</p>
<p>Şiirlerinde artık kadınların erkekler gibi olmaya başladığını, erkeklerin kötü alışkanlıklarına özentili bir kadın topluluğunun sel gibi aktığını, kapitalizm ve komünizm’in öğretileri ile şiddete ve öldürmeye meyyal ve kendi fıtratından uzak bir kadın güruhunun varlığını dile getiriyor. Ama bundan dolayı umutsuzluğa kapılmadan tekrar o giden anne ve sevgililerin geri döneceklerini dünya ve ahiret macerasının yeniden devam edeceğini söylüyor.</p>
<p>Karakoç anne’nin sütünü özel olarak değerlendirerek şiirlerinde ona farklı bir yer biçmiştir. Süt, çocuğun idealidir, arzuladığı yegane hayat biçimidir.<br />
‘Ve çocuk öz annesinin süt ve memesinde<br />
Görmektedir gerçekleştiğini düşlediği alemin’</p>
<p>Sezai Karakoç şiirlerinde kadın, hayatın her alanında var olduğu gerçekliği satırlarda yer almıştır. Daha çok dikkatimizi çeken ise (doğal olarak değerlendirebileceğimiz) Şaire göre konumlanan bir kadın algısının satırlara yansımasıdır.</p>
<p>Nebiye Arı – Şehrengiz dergisi 10. sayıdan</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Falintilarmektebi.net%2F2012%2F02%2Fmeryem%25e2%2580%2599den-judy-garland%25e2%2580%2599a-sezai-karakoc-siirinde-%25e2%2580%2598kadin%25e2%2580%2599%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=lucida grande&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alintilarmektebi.net/2012/02/meryem%e2%80%99den-judy-garland%e2%80%99a-sezai-karakoc-siirinde-%e2%80%98kadin%e2%80%99/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yok böyle iyi</title>
		<link>http://alintilarmektebi.net/2012/01/yok-boyle-iyi/</link>
		<comments>http://alintilarmektebi.net/2012/01/yok-boyle-iyi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 20:33:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nebiye Arı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alintilarmektebi.net/?p=3937</guid>
		<description><![CDATA[pembe panjurlar şiir evine eğreti biz lan hitabına mübtelayız biraz, ozon kokusu, hamur lekesi, mürekkep izi ellerimiz böyle güzel, böyle temiz. plates yok, kaş yok, şahıs yok yolunmuş saçlar yok, dökülmeye karşı şampuan çok herkes kendi basenlerini korusun hanımlar bizden bi yere kadar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>pembe panjurlar şiir evine eğreti<br />
biz lan hitabına mübtelayız biraz,<br />
ozon kokusu, hamur lekesi, mürekkep izi<br />
ellerimiz böyle güzel, böyle temiz.</p>
<p>plates yok, kaş yok, şahıs yok<br />
yolunmuş saçlar yok, dökülmeye karşı şampuan çok<br />
herkes kendi basenlerini korusun hanımlar<br />
bizden bi yere kadar.</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Falintilarmektebi.net%2F2012%2F01%2Fyok-boyle-iyi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=lucida grande&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alintilarmektebi.net/2012/01/yok-boyle-iyi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>21. YÜZYIL MASALI</title>
		<link>http://alintilarmektebi.net/2012/01/21-yuzyil-masali/</link>
		<comments>http://alintilarmektebi.net/2012/01/21-yuzyil-masali/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 23:45:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>{Yazili Kagidi}</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Tıfıl Yaramazlar]]></category>
		<category><![CDATA[fatma hoş geldin aramıza]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma İlhan 'Mirim' dedi.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alintilarmektebi.net/?p=3930</guid>
		<description><![CDATA[Mirim, Bir varmış iki henüz yokmuş, Yaz varmış, kış henüz gelmemiş… İki dağ arası kavuşmaz, Ahitler ömrü billâh bozulmazmış… Mirim, dünya bu bir lahza rüya… Saman çöpü kıymetince hayat, Bir tutam ihanet, Vefa, bozacıda bir kupa, Azadeymiş, eli yettiğince cefa! Yorulma Ey Mirim ki anlayasın, Haline feryadu figan katasın… Saraydan içeri saray vardır, Gözden dışarı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><br />
Mirim,<br />
Bir varmış iki henüz yokmuş,<br />
Yaz varmış, kış henüz gelmemiş…<br />
İki dağ arası kavuşmaz,<br />
Ahitler ömrü billâh bozulmazmış…</p>
<p>Mirim, dünya bu bir lahza rüya…<br />
Saman çöpü kıymetince hayat,<br />
Bir tutam ihanet,<br />
Vefa, bozacıda bir kupa,<br />
Azadeymiş, eli yettiğince cefa!  </p>
<p>Yorulma Ey Mirim ki anlayasın,<br />
Haline feryadu figan katasın…<br />
Saraydan içeri saray vardır,<br />
Gözden dışarı kapağı vardır,<br />
Gönül bu ya tutamağı vardır…</p>
<p>Sanma ki Ey Mirim kalan gidenden,<br />
Arif maruftan bizar olmuş…<br />
Az giden çok yol almış,<br />
Sır bilen sırdaş olmuş,<br />
Serden geçene yar yokmuş…   </strong></p>
<p>(fatma ilhan)</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Falintilarmektebi.net%2F2012%2F01%2F21-yuzyil-masali%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=lucida grande&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alintilarmektebi.net/2012/01/21-yuzyil-masali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Anayasa</title>
		<link>http://alintilarmektebi.net/2012/01/yeni-anayasa/</link>
		<comments>http://alintilarmektebi.net/2012/01/yeni-anayasa/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 07:06:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Ali Başaran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA['yalnız ve güzel ülkeme']]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[emanet!]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat]]></category>
		<category><![CDATA[Helalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Özür]]></category>
		<category><![CDATA[rafah]]></category>
		<category><![CDATA[sadakat]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[yurt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alintilarmektebi.net/?p=3921</guid>
		<description><![CDATA[‘Yalnız ve güzel ülkeme..’ yakışan, insan’a nimet olarak sunulmuş doğaya ve doğasına uygun, uçsuz bucaksız mavilikleri kucaklayan, hava gibi su gibi an gibi gerekli Adalet üzerinde yükselecek, barış ve esenlik ile yürüyecek bir antlaşma ile yeniden başlamaktır. Yeniden başlamak, büyük felaketlerin, zulümlerin kapanı kılınmış bu topraklarda o denli büyük bir özür dileme ve helalleşme ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>‘Yalnız ve güzel ülkeme..’ yakışan, insan’a nimet olarak sunulmuş doğaya ve doğasına uygun, uçsuz bucaksız mavilikleri kucaklayan, hava gibi su gibi an gibi gerekli Adalet üzerinde yükselecek, barış ve esenlik ile yürüyecek bir antlaşma ile yeniden başlamaktır. </p>
<p>Yeniden başlamak, büyük felaketlerin, zulümlerin kapanı kılınmış bu topraklarda o denli büyük bir özür dileme ve helalleşme ile mümkün ancak.</p>
<p>Yeniden başlamak, ‘eski’ devletin tam tersine, ‘tabiatla uyum içinde insanı, insanlığı yaşatan’ bir devletle mümkün. Hep birlikte sözleşmekle..</p>
<p>Türkiye Allah’ındır. Allah’ın emaneti olan dağların, denizlerin, ırmakların, ağaçların, kuşların, toprağın üstünde ve altında yaşayan bütün canlıların..</p>
<p>Bu düşünce ve hissiyatla, yeni bir anayasa teklif ediyorum yurdumdan bir yudum olan bu yurda. Hakikate sadakatla..</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti 2012 Anayasası:</p>
<p>1)	Türkiye Cumhuriyeti, Adalet anlayışı içinde, insan haklarına dayalı, sosyal bir hukuk devletidir.</p>
<p>2)	Türkiye Cumhuriyeti içinde herkes ifade özgürlüğüne sahiptir.</p>
<p>3)	Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye vatandaşı her insanın refah, huzur ve mutluluğunu sağlamayı temel görev edinmiştir.</p>
<p>4)	Türkiye Cumhuriyeti herkesin kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklerini garanti altına almıştır.</p>
<p>5)	Türkiye Cumhuriyeti içinde herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.</p>
<p>6)	Türkiye Cumhuriyeti içinde herkes, vicdan ve dinî inanç özgürlüğüne sahiptir. Kimse, ibadete, dinî veya resmi âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.</p>
<p>7)	Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.</p>
<p>8)	Türkiye Cumhuriyeti’nde herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.</p>
<p>9)	Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde eğitim ve askerlik zorunlu değildir.</p>
<p>10)	Türkiye Cumhuriyeti Devletinde kanunların ve onlara bağlı düzenlemelerin tamamı 10 maddelik bu anayasaya uygun olmak zorundadır.</strong></p>
<p>(www.alintilardefteri.net)</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Falintilarmektebi.net%2F2012%2F01%2Fyeni-anayasa%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=lucida grande&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alintilarmektebi.net/2012/01/yeni-anayasa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bi Sıkımlık Kafa</title>
		<link>http://alintilarmektebi.net/2012/01/bi-sikimlik-kafa/</link>
		<comments>http://alintilarmektebi.net/2012/01/bi-sikimlik-kafa/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2012 19:30:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nebiye Arı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alintilarmektebi.net/?p=3907</guid>
		<description><![CDATA[Bi sıkımlık kafaydı bizimkisi Unlu kurabiye gibi ağızda dağılan düşüncelerimiz vardı Biraz da damıtılmış merhamet damlatıyordu göğüslerimiz Kimseye bir şey anlatmak gibi bir arzumuz da yoktu oysa Deli dana hastalığına yakalanmış bir buzağı gibi babamıza koşturmalıydık Bahçe duvarına asılan ibretlik kafa o olmasa. - Bi hatalık andı bizimkisi İstihdam projelerine sırt çevirmiş katırlarımız suçluydu Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<pre><span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Bi sıkımlık kafaydı bizimkisi</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Unlu kurabiye gibi ağızda dağılan düşüncelerimiz vardı</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Biraz da damıtılmış merhamet damlatıyordu göğüslerimiz</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Kimseye bir şey anlatmak gibi bir arzumuz da yoktu oysa</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Deli dana hastalığına yakalanmış bir buzağı gibi babamıza koşturmalıydık</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Bahçe duvarına asılan ibretlik kafa o olmasa.</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> -</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Bi hatalık andı bizimkisi</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> İstihdam projelerine sırt çevirmiş katırlarımız suçluydu</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Bir de istanbul çocukları sokağın iş ararken tiner bulunca</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Kim bilir içimizde yatan terörü, kim sever topla tüfeği</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Delip geçince karnını ve parçalarını toplamayı kim ister</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Sınırdan geçerken ufalanan 35 cesedin.</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> -</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Bi içimlik sigaraydı bizimkisi</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Ciğerlerimiz çürüdükçe doktorlar daha gazla dedi</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Süratli ve dikkatli bir araba gibi yolda sürüyorduk</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Aslında yürüyorduk biz, uçan f-16’lar ve kuşlar</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Doğan güneş değildi, ortalık karanlık da değildi</span>
<span style="font-family: times new roman,times;font-size: medium"> Orada yatan ben değildim oysa, kaçakçı katırlar.

</span></pre>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Falintilarmektebi.net%2F2012%2F01%2Fbi-sikimlik-kafa%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=lucida grande&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alintilarmektebi.net/2012/01/bi-sikimlik-kafa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzaklara dalan bir adam&#8230;</title>
		<link>http://alintilarmektebi.net/2011/12/uzaklara-dalan-bir-adam/</link>
		<comments>http://alintilarmektebi.net/2011/12/uzaklara-dalan-bir-adam/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Dec 2011 21:17:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hümeyra Özdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alintilarmektebi.net/?p=3882</guid>
		<description><![CDATA[Uzaklara dalan bir adam… Uzaklarda bir vatan, vatanda bir şiir, şiirde bir sürgün, sürgünde bir gönül ve o gönlü göğüs kafesinde bir kuş gibi taşıyan adam: Mehmet Akif… Elleri gurbet yorgunu, elleri hüznünün şahidi… Çaresizliğini dinlendirdiği bir günün sonunda, ilhamını demliyordu. Şiirlerine usul usul hasretini süzüyordu. Oturduğu tahtadan sandalyeyi sahiplenmek kadar anlamsız geliyordu yaşamak. Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://alintilarmektebi.net/2011/12/uzaklara-dalan-bir-adam/gonullu-surgun/" rel="attachment wp-att-3883"><img class="size-full wp-image-3883 alignleft" src="http://alintilarmektebi.net/wp-content/uploads/gönüllü-sürgün.jpg" alt="" width="274" height="403" /></a>Uzaklara dalan bir adam…</p>
<p>Uzaklarda bir vatan, vatanda bir şiir, şiirde bir sürgün, sürgünde bir gönül ve o gönlü göğüs kafesinde bir kuş gibi taşıyan adam: Mehmet Akif…</p>
<p>Elleri gurbet yorgunu, elleri hüznünün şahidi… Çaresizliğini dinlendirdiği bir günün sonunda, ilhamını demliyordu. Şiirlerine usul usul hasretini süzüyordu.</p>
<p>Oturduğu tahtadan sandalyeyi sahiplenmek kadar anlamsız geliyordu yaşamak.</p>
<p>Bir şairin en büyük ağrısı nefes almaktı belki. Belki nefesini vermekti akşamın kınalı avuçlarına…</p>
<p>Bir şairin en büyük imtihanı bir isme olan yazgısıydı en fazla… Mehmed olmak imtihanı, Akif’liğin yutkunuşlarına karışıyordu…</p>
<p>ve bazen de suskunluk…</p>
<p>Başı sonu olmayan bir şeyler vardı hep…</p>
<p>Yazılan onca mısranın arasında hep eksiklik, hep bir yarım kalmışlık, hep bir dilinin ucuna gelip de söyleyemeyişler…</p>
<p>Sürgünün bir başka adı olsaydı eğer bu suskunluk olurdu ve bir mühür gibi kapatırdı tebessüm kapılarını…</p>
<p>İşte bu yüzden en çok bir şair sustuğunda yükselir göğün sesi… ve bir şimşeğe karışır şairin hisli nefesi…</p>
<p>Güneşten yontulan aydınlıkları biriktirir şairler ki yıldıza meftun bir ölüm kaplar bulutları…</p>
<p>İşte tam da bu yüzden bir şairin suskunluğu bir depremin enkazına karışan virgüller gibidir…</p>
<p>Noktalar gibidir zaman, gri tozların arasında… ve ünlemlerin kalbi bir soru işaretiyle kırılır!</p>
<p>“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda!!??”</p>
<p>Akif feda olacağı cennetin uzağında… Şimdi sen Ey Cehennem! Yükselsin ateşin ebede kadar! Gönlü cennet olan şair vatanından uzakta!</p>
<p>En çok, en çok bir şair sustuğunda kabarır sırat… İşte bu yüzdendir tüm dünya hesaplarının tek tek boşa çıkması…güneşin ilk doğduğu andan son batışına değin söylenen tüm cümlelerin tamamlanamayışı işte bu yüzdendir…</p>
<p>Akif susar… Akif ağlar… Akif anlatamaz…. Akif hisseder… Akif söyleyemez… Akif’in kalbinin dili yok… Akif ondan ne kadar bizâr…</p>
<p>Şimdi avaz avaz bağırsın gök! Şimdi şimşekler bir şairin nefesine yetişememekten yakınsın!</p>
<p>Sıratlar çöksün ateşin ortasına, teraziler paramparça olsun, hesaplar sarsılsın!</p>
<p>Virgüller bir değil bin depremde olsa yine enkaza sarılsın!</p>
<p>Cümleler an be an devrilsin!</p>
<p>Şair sustu artık başka kimse konuşmasın!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>başkan notu: Fotoğraflar Mehmet Akif&#8217;i Anlatıyor Kompozisyon Yarışması&#8217;nda 1. olan eser.. Mektebimiz yaramazı Hümeyra Özdemir&#8217;i tebrik ediyoruz, ve ödül töreninde metnin yaramazımızın kendi sesinden ifadesini de video olarak ekliyoruz..</em></strong></p>
<p><center><object width="420" height="315"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/YUQgCkx4dxM?version=3&amp;hl=en_US&amp;rel=0"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/YUQgCkx4dxM?version=3&amp;hl=en_US&amp;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="315" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></center></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Falintilarmektebi.net%2F2011%2F12%2Fuzaklara-dalan-bir-adam%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=lucida grande&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alintilarmektebi.net/2011/12/uzaklara-dalan-bir-adam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kuyular</title>
		<link>http://alintilarmektebi.net/2011/12/kuyular/</link>
		<comments>http://alintilarmektebi.net/2011/12/kuyular/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 08:20:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sema Erdoğan Başaran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alintilarmektebi.net/?p=3864</guid>
		<description><![CDATA[ey gözlerim benim yitik zamanı güzelliğin sadece kuyular demiştim derin ağlamaklı bir çocuk gibi titrek şiirler yazdım kuş cıvıltıları duydum camdan düştüm eskimez bir yaşamın güzelliğine kondum ne güzel! şimdi sözlerim upuzun isyansız günler gibi görmüyorlar susturmuşlar içimi uyusam yanımda bir adamla yoksullar giriverecek rüyama hanidir bu gördüğünüz şiirdeki kuyulara düşmüş bir kızsa susuz çiçekli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><br />
ey gözlerim benim<br />
yitik zamanı güzelliğin<br />
sadece kuyular demiştim derin<br />
ağlamaklı bir çocuk gibi titrek<br />
şiirler yazdım kuş cıvıltıları duydum camdan<br />
düştüm eskimez bir yaşamın güzelliğine<br />
kondum ne güzel!</p>
<p>şimdi sözlerim upuzun isyansız günler gibi<br />
görmüyorlar susturmuşlar içimi<br />
uyusam yanımda bir adamla<br />
yoksullar giriverecek rüyama</p>
<p>hanidir bu gördüğünüz şiirdeki<br />
kuyulara düşmüş bir kızsa susuz<br />
çiçekli kokulu limonlar gibi baksa<br />
ve yağmur durmasa<br />
ne güzel ıslanır vefâ<br />
ah sadakatim benim<br />
eskimeyen güzelliği başını alıp gidişlerin.<br />
</strong><em></em></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Falintilarmektebi.net%2F2011%2F12%2Fkuyular%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=lucida grande&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alintilarmektebi.net/2011/12/kuyular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur’an Nedir?</title>
		<link>http://alintilarmektebi.net/2011/11/kur%e2%80%99an-nedir/</link>
		<comments>http://alintilarmektebi.net/2011/11/kur%e2%80%99an-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 11:10:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sema Erdoğan Başaran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA["biri bu sessizliği bozabilir mi ey ahali!!"]]></category>
		<category><![CDATA["yüz cevapla kur'an nedir?"]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed emin yıldırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alintilarmektebi.net/?p=3851</guid>
		<description><![CDATA[1. Kur’an Allah kelâmıdır. 2. Kelime itibariyle okumak anlamına gelen bir mastar olup, muhataplarından okunmayı bekleyen bir kitaptır. 3. Allah’ın insan ile diyalağodur. 4. Allah’ın insana değer verişinin en büyük kanıtı ve ilahi tenezzüllün en büyük göstergesidir. 5. Allah’ın insanlığa takdim ettiği ilahi bir sofradır. 6. Bir zamandan konuşan, ama zamanlar üstü olan, bir mekandan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>1.	Kur’an Allah kelâmıdır.<br />
2.	Kelime itibariyle okumak anlamına gelen bir mastar olup, muhataplarından okunmayı bekleyen bir kitaptır.<br />
3.	Allah’ın insan ile diyalağodur.<br />
4.	Allah’ın insana değer verişinin en büyük kanıtı ve ilahi tenezzüllün en büyük göstergesidir.<br />
5.	Allah’ın insanlığa takdim ettiği ilahi bir sofradır.<br />
6.	Bir zamandan konuşan, ama zamanlar üstü olan, bir mekandan konuşan, ama mekanlar üstü olan, muhataplara konuşan, ama muhataplar üstü olan bir kitaptır.<br />
7.	Allah’ın insana en büyük lütuf ve keremidir.<br />
8.	İfade etmek istediği mesajlarla apaçık bir kitaptır.<br />
9.	Sadece Araplara değil tüm insanlığa Arapça indirilmiş bir kitaptır.<br />
10.	Emsalsiz olduğuna ve benzerinin oluşturulamayacağına dair meydan okuyan bir kitaptır.<br />
11.	İnsanlık serüveninin yazılmış bir senaryosudur.<br />
12.	Sahibi olan Allah’ı varlık alemine tanıtan, O’nun (c.c) hakkında en kapsamlı bilgileri içerisinde barındıran bir kaynaktır.<br />
13.	İman edenlerin imanlarını inkar edenlerin inkarlarını arttıran bir kitaptır.<br />
14.	Kendisine iman edenlere müjde, inkar edenlere ise azabın haberini ulaştıran bir kitaptır.<br />
15.	Her türlü şüphe, ihtilaf, çelişki ve zıtlıklardan uzak bir kitaptır.<br />
16.	Şaka ya da eğlence olsun diye indirilmiş bir kitap değil, ciddi olan ve ciddiyet bekleyen bir kitaptır.<br />
17.	Sahibi tarafından insanlığa verilmiş en büyük öğüt ve nasihattir.<br />
18.	İyice anlaşılsın diye yirmi üç senelik bir zaman diliminde peyderpey indirilmiş bir kitaptır.<br />
19.	Müfesser (açıklanan) bir kitap olduğu gibi müfessir (açıklayan) bir kitaptır.<br />
20.	Uyuşuk bedenleri hareketlendiren insanlığa yepyeni bir kan ve aksiyon kazandıran ilahi bir nimettir.<br />
21.	Ölmüş sineleri dirilten bir iksir-i ilahiyedir.<br />
22.	Sahibi tarafından düşünen zihinlere, akleden toplumlara ithaf edilen bir kitaptır.<br />
23.	Ancak kalbi olanlara fayda verecek bir kitaptır.<br />
24.	Muhatabına dünya-ahiret dengesini öğreterek ne onu dünyevileştiren ne de onu ruhbanlaştıran iki hayat arasındaki dengeyi öğreten muhteşem bir kitaptır.<br />
25.	Bir kitap olmasından dolayı etkisiz bir nesne değil kendisi ile ilişkiye giren muhataba karşılık veren bir öznedir.<br />
26.	Ramazan ayında ve o ay içerisinde bulunan bin aydan daha hayırlı bir gecede indirilmiş bir kitaptır.<br />
27.	Mevsimleri olan bir iklim-i ilahiyedir.<br />
28.	Coğrafyaları olan ve bu coğrafyalar içinde ülkeleri ve şehirleri olan büyük bir alemdir.<br />
29.	Ayet ve mesajlarının muhataplara iletilmesi ve açıklanması yetkisini peygambere veren bir kitaptır.<br />
30.	Kendisini varlık alemine ulaştıran, peygamberi insanlığa tanıtan en doğru ve en kapsamlı kaynaktır.<br />
31.	El-Hak olan bir otorite tarafından indirilmiş, mutlak hakikatin kaynağı olan bir kitaptır.<br />
32.	Kainat kitabının en güzel, en doğru ve en kapsamlı tercümesidir.<br />
33.	İnsana insanı tanıtan, muhatapları ile nasıl ilişki kuracağını öğreten en büyük kaynaktır.<br />
34.	Ayetleri karşısında akleden kalp, ürperen yürek, yaşaran göz, teslim olan beden isteyen bir kitaptır.<br />
35.	Cazibesinden inkarcıların korktuğu bu yüzden duyulmasın diye her türlü çabayı sergiledikleri bir kitaptır.<br />
36.	İnsanı karanlıktan aydınlığa, ednalıktan aliliğe, esfel-i safilinden ahsen-i takvime taşıyan bir köprüdür.<br />
37.	Kendisine sımsıkı sarılınmasını tavsiye eden bir kitaptır.<br />
38.	Kendisinin az bir paha karşısında satılmasına hayret eden bir kitaptır.<br />
39.	Kendisini değiştirmeye kalkışanlara çok ağır cezaların verileceğini haber veren bir kitaptır.<br />
40.	Geçmiş vahiyler gibi korunması bilginlere bırakılmış bir kitap değil, korunması bizzat Allah’ın otoritesinde olan bir kitaptır.<br />
41.	Kendisini inkar edenlerin bile, gerçekliğinden şüphe duymadıkları bir kitaptır.<br />
42.	Kulun mevlasına nasıl yalvaracağının örneklerini sunan eşsiz bir dua mecmuasıdır.<br />
43.	Kendisini hakkıyla okuyup hayatına taşıyana şahitlik edecek bir kitaptır.<br />
44.	Mesajları ile evrensel bir kitap olduğu gibi, bağlamından koparılmadan, ilk muhatapları dikkate alınarak anlaşılması gereken bir metindir.<br />
45.	Akıllara durgunluk verecek boyutta matematiğin imkanlarını kullanan bir kitaptır.<br />
46.	Bir bilimsel kitap değildir ama ilmi bir çok hakikate içerisinde yer veren önemli bir kaynaktır.<br />
47.	Muhatabından bütüncül bir okumayı bekleyen ve ancak böyle bir okumanın faydası olduğunu söyleyen bir kitaptır.<br />
48.	İnsanlar arasındaki ihtilafları, tartışmaları sonuçlandıran bir kitaptır.<br />
49.	Muhatabından okumaya başlamadan önce şeytandan Allah’a sığınmayı tavsiye eden bir kitaptır.<br />
50.	Varlık alemine ve tabi ki efendimize (as) verilmiş en büyük mucizedir.<br />
51.	Neyin hak ve neyin batıl olduğunu en iyi bilen ve ikisinin arasını ayıran en önemli kaynaktır.<br />
52.	İçerisindeki tüm ayetlerle hem lafzı hem hükmü baki olan ve nesh konusunda en doğru bilgileri sunan bir kitaptır.<br />
53.	Muhataplarına yüklediği emir ve yasaklarda tedrici bir yöntem izleyerek müntesiplelerine de bu yolu izlemelerini tavsiye eden bir kitaptır.<br />
54.	Rahman ve rahim olan Allah’ın kuluna merhametinin en büyük delilidir.<br />
55.	Tüm varlık alemini aydınlatan apaçık bir nurdur.<br />
56.	Geçmiş ve gelecek ümmetlerden bahseden en doğru ve en kapsayıcı bir vesikadır.<br />
57.	Bir kısım ayetiyle müteşabih diğer bir kısım ayetiyle muhkem olan bir kitaptır.<br />
58.	Mesajları toplumun her kesimini kuşatan, sınıf ve bilgi farkı gözetmeden herkese hitap eden bir kitaptır.<br />
59.	Kendinden önce gelen kitapları tasdik eden ve tüm insanlığı kendisine davet eden bir davetçidir.<br />
60.	Akıl-yürek dengesini koruyarak mesajları ile aklı tatmin ederken kalbi de teskin eden ilahi bir hitaptır.<br />
61.	Dışarıdan hiçbir şeye ihtiyaç duymadan kendi kedini muhafaza etme kudretine sahip olan bir kitaptır.<br />
62.	Cazibesini müntesiplerinin varlığından almayıp bilakis zatından alan ilahi bir mesajdır.<br />
63.	Allah’ın temel yasa ve ilkelerini varlık alemine ileten en önemli vesikadır.<br />
64.	İnsanlığın ihtiyaç duyduğu hükümleri içeren bir ahkam kitabıdır.<br />
65.	Yol bulmak isteyenlerin bir yol haritası, yönünü arayanların pusulasıdır.<br />
66.	En temel ahlaki ilkeleri vaz’eden bu ilkelerle hayat yöne veren temel bir kaynaktır.<br />
67.	Zamanın karşısında eskiyen bir kitap değil, zaman ihtiyarladıkça gençleşen bir kitaptır.<br />
68.	Varlık alemine özellikle de insanlığa takdim edilmiş bitimsiz bir sermayedir.<br />
69.	Yüceliğini el-azim olan Allah’tan alan bir kitaptır.<br />
70.	Bir kısmına inanılıp diğer kısmı inkar edilecek bir kitap değil, tamamıyla inanılması gereken bir kitaptır.<br />
71.	Müminler için şifa ve rahmet olan bir kitaptır.<br />
72.	İnsanlığın ihtiyaç duyduğu her konuyu içersinde değişik açılardan ele alan bir kitaptır.<br />
73.	Mesajları iyice anlaşılsın diye bir çok misale ve örneğe yer veren bir kitaptır.<br />
74.	Mesajları iyice anlaşılsın diye hakikatlerini tekrar etmekte fayda gören bir kitaptır.<br />
75.	Arap dilinin en güzel imkanlarından olan hakikat ve mecaz ifadeleri çokça kullanan bir kitaptır.<br />
76.	Kıyaslama yöntemiyle vermek istediği mesajı kolaylaştıran bir kitaptır.<br />
77.	İnsanlığı uyaran en büyük uyarıcıdır.<br />
78.	İnsanlığın itiraz kapısı kapansın, bahaneler ortadan kalksın diye gönderilmiş bir kitaptır.<br />
79.	Müntesiplerine önemli sorumluluklar yükleyen bir kitaptır.<br />
80.	Üzerinde tefekkür, tedebbür, taakul, tezekkür ve tefakkuh edilmesi gerekn bir kitaptır.<br />
81.	Söz söyleme sahasında ve tabii ki dilde en büyük mucizedir.<br />
82.	Az söz ile çok şey ifade eden, ölçülü lafız ile manaya hakkını en güzel biçimde veren ilahi bir hitaptır.<br />
83.	Mesajlarını iletmek için en münasip kelimeleri, en güzel vurguları, en etkileyici temsilleri kullanan bir kitaptır.<br />
84.	Kavramlara yüklediği doğru anlamlarla insan tasavvurunu inşa eden en büyük projedir.<br />
85.	Önerme ve hükümleri ile muhataplarının aklını inşa eden ilahi bir metindir.<br />
86.	Örnek ve model olarak anlattığı şahsiyetlerle muhatabının şahsiyetini inşa eden ilahi bir kitaptır.<br />
87.	İnsanın amacının ne olduğunu bildiren ve tamamıyla onun hayatını inşa eden bir kitaptır.<br />
88.	Muhataplarından lafız ve manalarının anlaşılmasını/fehmedilmesini, maksadının ise kavranılmasını, fıkhedilmesini bekleyen bir kitaptır.<br />
89.	Değişmez değerlerin ifade edildiği mesajlarının değişebilen günün şartlarına göre anlatılmasına müsaade eden bir kitaptır.<br />
90.	Muhatabını  mümeyyiz bir akla sahip olmasını isteyen bir kitaptır.<br />
91.	Kendisine teslim olunmasını isteyen, teslim olanları da müslüman olarak isimlendiren bir kitaptır.<br />
92.	İbadet yöntem ve şekillerini anlatan ve bu ibadetlerin istenilmesinin hikmetini açıklayan bir kitaptır.<br />
93.	Zamana değer veren, onun inanan insanın en önemli sermayesi olduğunu söyleyen bir kitaptır.<br />
94.	Müntesibine verilmiş en büyük silah ve güçtür.<br />
95.	İnsanlığa kıyamet günü hakkında bilgiler sunan büyük haberdir.<br />
96.	İnsanın amelleri ile baş başa kalacağı duruşmayı anlatan bir kitaptır.<br />
97.	Ahiret aleminin mukaddes bir fermanıdır.<br />
98.	Kendisini terk edenleri peygamberin dili ile Allah’a şikayet eden bir kitaptır.<br />
99.	Muhataplarından her türlü saygıyı ve edebi bekleyen bir kitaptır.<br />
100.	Uğruna en değerli şeylerin feda edileceği, hatta uğrunda ölünebilecek bir kitaptır.</p>
<p></em></strong></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Falintilarmektebi.net%2F2011%2F11%2Fkur%25e2%2580%2599an-nedir%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=lucida grande&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alintilarmektebi.net/2011/11/kur%e2%80%99an-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

