Siyami Bir Kedi

fotoğraf: muhammed cihad caner
gözlerim
gözlerin
gözleri
artık böyle
görmüyorlar birbirlerini
ağaç pembe
gökyüzü ?
aynı havayı soluyorlar
ciğerlerimiz ama o soludukları havaya lanet ediyorlar
belki aynı bardaktan çay içiyorlar
belki aynı şişeden süt içiyorlar
belki aynı camii de namaz kılıyorlar
belki aynı adamın yazdığı kitabı okuyorlar
belki aynı otobüse biniyorlar
belki aynı taşlara basıyorlar
belki aynı adama bela okuyorlar
belki aynı filmi izliyorlar
siyami bir kedi ise muhyiddin bir hırkadır
düş (ümdün)
düş (tüm)
MUTLAK DEĞER
Hükümsüz, böceklenmiş, ısmarlama laflar
Allah şahit ya
Islah oluyor ellerinde.
Ve gölgeler var yüzünde
Ve onların damarları
Firavun bile medet umuyor bu acayiplikten.
Şefkatin;
Sabah yeni uyanmış
Hasta bir çocuktan mülhem.
Başın hep önde
Gökyüzünü bilmiyorsun belki de , gökyüzü candır!
Denize savrulmuş şiirleri
Sen
Biliyorsun.
Haykırıyorsun meydanlarda, sırılsıklam
Sın.
Ver elini!
Doğuya gidelim,
Şiirden daha çoktur doğu.
Hudutsuz anlamlar yükle(ni)riz.
Samyelinin gölgesinde
‘Başımızı eğip’
Karşılıklı duran iki ayna arasında ki
Sonsuz görüntülerin üzerine
Uzunca düşünürüz.
İnkılap çiçekleri sularız yıkılmış köprülerde
Sen seversin.
Sersem olmak
Çölde su bulmak*
Terk etmek bir devleti
İyidir
Gidelim.
“Allahu ekber” diye haykırmak için sebep mi gerek?
İçleri merhamet dolu balonlar
Patlasa…
Ziyanı olur mu?
*çölde su bulunduğunda hissedilen şey tam olarak “mutluluk” değildir.
Sınav Senfonisi
Artık kalem tutunca çabuk yoruluyor
Ellerim, kireçlenmiş parmaklarım ve klavye
Hislerimi bir word dosyasına sıkıştırıyorum sevgilim
Pahalı diyorlar hayat, kaç tl’ye tekabül eder?
Gel de Hesap et.
Bazen şiir yazmak şizofrenik bir dürtüyle geliyor
Bütün hitapları var oluşuna adıyorum.
Karışan bir beyin, açık havada kalmalı ki
Oksijenin hücrelere kavuşmasıyla
Rasyonaliteye vurulmadığız
Delillenmiş olsun.
Kafiye arama sözcüklerimde sevgilim,
İçimdeki sesler senfoniye durdu.
Ben hep Nietzsche’nin akademik kariyerine özenmişimdir
Sınavlarda kendini kaybedenler kulübünde olmamdan belki
Alfabenin tüm harfleri bir sınav kısaltmasına dâhil
Saç telleri gibi uçları kırık taşınıyor sınav çocukları.
Test kitaplarını ateşe verip, ısınsak bir şiirle sevgilim
Sahil şarkıları tadında bir beste yapsak sallanarak söylesek:
Sınav: hayatınızı şekillendiren: algılarınızdı.
Kıyamam yüzüne doyasıya bakmaya sevgilim
Elbet, İsraf yeryüzünün dengesini bozar.
(şehrengiz- 8′den)
deli saçması
yürürken düşünmek beni öldürüyor
ve bir gün delirirsem
bu yürürken ve bağırarak olacak
çünkü inanmıyorum bir kadının
güzel olmayan tek bir karışının var olduğuna
ve de inanıyorum denizin her karışının
deniz olmadığına
ve haliçten her otobüsle her geçişimde
cama yapışacak gibi oluyorum
noktaların önemini de ol- ve öl- yazınca
tekrar tekrar farkediyorum
laf olur ki günahtır/ küfür bazen susmaktır/ ne kafirim ne zalim/ günah bir yakacaktır
resulullah dedi ki:
-ümmetim hatada ittifak etmez
arkadaşım dedi ki:
-suriyede bir çocuğun
(…)’i
kesmişler bugün
neyini,
duyamadım gürültüden
bas bas bağırıyordu televizyon
dayım
başka bir arkadaşım
ve bir parti otobüsü:
-başbakan, her kesimi kucakladı
izmir’de, nato üssü manzaralı evler
ve incirlik’li karpuzcular soruyor:
-başbakan herkesi mi kucakladı
arkadaşım sesini yükseltiyor:
-suriyede bir adamı tehdit etmişler
gözünün önünde kızlarını
gözünün önünde (…)iz diye
hile var! diye bağırdı biri
gene duyamadım
çok pusula, az yön
çok oy, az seçmen
yenmeyen çokça da karpuz varmış
halk cahil, islamcılar marjinal
kıçıldaroğlu dürüst, erdoğan müslüman adammış
resulullah dediyse, vardır bir bildiği
ve sineklerin ümmetten olduğuna inanmıyorum
işbu halde,
bunlar olurken, onlar ölürken
siz ne (…) yiyorusunuz
diyorum
ama duyulmuyor haberlerden;
yakında mağazalara şeriat
camilere yeni kreasyon gelecekmiş
ve gıcır gıcır bir yığın istatistik
aliyyül ala!
recep bey bir kesimi de bana bırakın
merhamet etmeyene
merhamet olunmazsa da
zalimleri ben kucaklayayım
incir
devrimler ve çocuklar güzeldir
bu iyi
incir sabahlarından söz ediyorum
şurası cadde şurası elim şurası ılık
şurası gece şurası suriye
üç kişiyiz, dalgınız
kimsenin haberi yok
-oysa oradaydık
der’a’da koşarken başlamıştı isyan
yürüyoruz cebimde elin
sen o çocukların tırnaklarında açan
incirlere benzersin
bakıyorum üç kişiyiz
biri tuttuğun eli
bir baktığın beni
biri attığın zincirleri gözetlemekte
hay hay olur
olur diyorum masanın üzerindeyken
vurulduğun rejim
ama herkes diyorum
çok güvercin çok muhalif çok Allah
hay hay olur
olur diyorum
bu yürüdüğün resim
susmak gibi çıldırmak gibi koca bir girdaba koşmak gibi!
!!
yol bitti
köşeyi döndü askerler
bu kadar ortayken doğu
bu kadar tanıdıkken ölüm
bakıyorum yalancı bir şehre
inmiş güvercinler
hay hay diyorum olur
gidemeyiz
çocuklar sokaklara bu çıplak tarihle dolar
ellerini cebime koy hamza
iki kişiyiz korkma
Allah sorar!























