harf-i med
dilimde حم , uzun soluklu bir hece
başlıyor yine, meddi uzun bir gece
bir mısra daha söylesen
gözlerime çığ düşecek
yoksulum evvel ahir
masallar ülkesinde!
avuntunun uyku vakti
Elele tutuşurduk, bir kör oyununda
Yanılgıyı avuttuk, mahşerin kıyısında
Hayali bırakalım, çocukça düşlerine
Hakikati sürelim, damıtılmış bir ömre
Teselliye sığınan, umudu zehir eder
Bir anlık huzur için, ebedi keder sürer
infilâk-ı mim
حم…
bunlar apaçık umudun
ve imanın işaretleridir!
حم…
Bir’e Biz’i ekle
ahdine vefayı
bekle, Rabbine sadakatle
infilâk’a âh kaldı!
yalnız bir çam ağacı
Ben yalnız bir çam ağacı
Bir dağ başında
Görünmüyor dallarım tozdan topraktan
Şu dağ ova büyük
Yalnızlığım ondan da büyük
Binlerce kuş binlerce ağaç
Geriye kalan tek canlı
Ben yalnızlığın öyküsü
Haykırmaya çalıştım, haykırmaktan bıktım
Dinlemeye çalıştım kuşların sesini
Duyamamazlıktan bıktım
Benim için karganın sesi
Oldu bülbülün neşesi
Haykırışlarım eski devirdeydi
Ben yalnız bir ağaç
Yalnızlığın öyküsü
yaramaz: Beytullah Berat Erdoğan :)..
mühim mat
yaşamayı soruyorsan
az önce çıkmıştır çocukluğundan
büyüdün say ki yıllar düşülecek hesaptan
yediğin içtiğin ayrı gidiyor ondan
bakmakta mütekabiliyet esastır ya
kendine bakmalı insan görmekten yana
yaşamayı soruyorsan
hattan ayrılmak mühim mat!
sağanak
bir ses, uykuyla uyanıklık arasında
akıyor ruhuna, “hayyalel salah!”
kaldırarak gözündeki ve kalbindeki perdeyi
açıyor bekaya bakan pencereyi
katıksız bir zaman, seher vakti!
uyku uzanmış öylece yatıyor
genzini yakıyor yeni günün tazeliği
bütün dualar rükûda
dervişlerin tesbihinde ufalanıyor
alnındaki seccadenin izi























