Yazar: Mehmet Ali Basaran
öyle bi özledim ki seni ey nebî
en son söylenmesi gerekeni en başta susmak
gariplerin fıkıh usulüdür ebet elinde sepet
şairsen gönderme yapma ölüme gönder kelimeleri
sonuçta bir yerden taşlamak gerek zalimleri
ibadet dediğin ileriye etkili parça tesirli
diyorum ki sözlerim ılımlı değil alımlı değil
buradan bir şey çıkmazsa demişti hocam
komşuya gidilir gece el verince
selamlar sabahlar erkam’ın evinde
semâ
hemhâl oluyorum ellerinle dua
üzerimde eskimiş zaman
kelimelerin mahmurluğu
resim müzik beden derslerine giriyorm
hepsinde öyletmen sen öylece ben
güneşi uyandırıyorum geceden seni alsın
güne de gece kadar uymalısın
çiçek açıyor işte tam mevsimi fiillerin
sonuna değin ufka değin
beni alabildiğine kendine ulaştır
esinle teninde ebrulaştır
neyin nefsi sensin nefesi
bense sesi örtünen seni
temalar
sahinbizesiirleryazsin.wordpress.com
mervehayatigonlunceboyasin. wordpress.com
cicekbahcelerindedolasansema.wordpress.com
ahmetesselamdiyarindasukrueksikbirakmasinaman. wordpress.com
gitgidesevinirsinzeynep. wordpress.com
ammarisadervishandhewillbealways. wordpress.com
eminenurkerametliksinavlarindanbutekalmasindiye. wordpress.com
humeyraduzyaziyazsinamabayirasagi. wordpress.com
mustafaatalayileelele. wordpress.com
nebiyeyiguzelliklerbekleyedursunammavelakinodurmasin. wordpress.com
beykozdadaglardenizeparalelmikevserkardesim. wordpress.com
busrabulutukitaplardanalikoyanlaralanetolsun. wordpress.com
budunyadabirgaripbirselmangibiol. wordpress.com
sevvalsevokumayıenguzelyazmayıal. wordpress.com
zeynepezginsanatlararasigeçisyapaduramadurmayazciz. wordpress.com
neyesemyaramiyorcunkutubametinvar. wordpress.com
fatihdincbolgesindenbirturkuiledevamedelim. wordpress.com
birsanatbicimiolarakdua-fatmaturanornegiuzerinden. wordpress.com
zubeyricoksevmekicinheybemizdekiyediyuzsebep. wordpress.com
adıseymanurdanteslimiyetdiniislam. wordpress.com
inanmakallahavedahavedahaicindenkonusanseda. wordpress.com
ucubiraradazamanlariniozluyorumbirsenbirisen. wordpress.com
filizsessizkardeslik. wordpress.com
abisimansurolaningetirisiimanolur. wordpress.com
dedinmiaysenurkorkmazhaydi. wordpress.com
Nüzul ortamında / Bimmîlerin annesine
Ey Şeyh’ün nisa, ey Bimmilerin annesi.. öyle sanıyorum ki bu ibadî kaleme alış sonucu heybeni bir yıl hafta içi her gün oruç tutmuş sevabı ile doldurdun. Bu ne güzel ticaret, bu ne hesaplı alışveriş, bu ne bol taksit imkanı!
Ey Şeyh’ün nisa, ey evdeki hesabı Bim’e her türlü uyan müjdeci, uyarıcı.. açtığın yolda, gösterdiğin Bim’e, durmadan müşteri olacağa benzer yolunu yolu bilen taife-i nisa.
Sen onları ellerindeki poşetlerden tanırsın. Bereketi taşırlar yuvalarına, kocalarına ve yavrularına. Bin tevekkül vardır gözlerinde ve de iktisat, iktisat sözlerinde!
Öyleleri de var ki avm’lere akın ederler, hoppalaaa, ‘hep bana, hep bana’ derler, tüketir, tükenir, kendilerini de çevreyi de heder ederler. Ateştir onların varacağı yer!
İhtiyaçtan fazlası alındığında, kredi kartlarından geçildiğinde, fütursuz faturalar adreslerine gönderildiğinde ve döküldüğünde hesap kitap ortaya, işte o gün müsriflerin sinelerini bir utançtır dağlayacak. ‘Kahretsin, para yetmiyor anasını satıyım!’ diye nankörlük edecek, edecek ve sonunda ettiklerini bulacaklar!
Kapitalistlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak. ‘İndirim, indirim’ diye kandırıyor ve kan emiyorlar. Biz onları cehennemin dibine indirilmiş görüyoruz. Şimdi vitrinlerin önlerinde, reklam panolarının ışığında oyalanıp dursunlar bakalım.
Hani, bir çocuk sana gelip şöyle demişti: ‘bana yardım et ey bimmilerin annesi!
Sokaklarda yaşayan çocukların feryadını Allah işitmiştir. Bana bırak onların hakkını çalıp keyif süren plaza beylerini, ekran zibidilerini, apoleti sahteleri! Biz gericilerden, şeriatçılardan, ayak takımından seni destekleyiciler çıkaracağız. Aydınlığı zalimlere nasip edecek değiliz ya.
Allah insanlara nimetlerin azamisini bahşeden değil mi? Hal böyle iken ellerinin altındakilere tüm emekleri karşılığı olarak asgari ücreti reva görüyorlar. Haykır suratlarına o patronların: bu ne berbat ölçü, bu ne adi bir tartı!
İnsanlar arasında öyleleri de var ki hak dedin mi yaprak gibi titrer, gelin gibi özenirler. ‘Rabbim, olur ki bir kulun hakkını yeriz, hesabını veremeyiz, sen bizi koru, sen bizi gözet’ diye dua ederler.
Allah rahmandır, rahimdir, her yakarışa kulak veren, icabet edendir.
ordan
Sigara muhabbeti yapıldığı bir ortamda şu hikayeyi anlat olur mu yeri gelmişken?
16 Ocak 2011 pazar günü idi. Çok sevdiğim bir abim, Özgür Açılım dersine Yeşilay Başkanı müslüman büyüğü ile gelmiş, ders sonunda Yeşilay Dergisi’nin son sayısını dağıtmıştı. Dergide Rachel Corrie şiirinin yer alıyor olması önemli bir husustu, ne var ki o sıra tâli kalıyordu herkesten habersiz. Derken ders bitti, akşam oldu. Kasım, Simge, Gizem ve Doğukan’ı evlerinde ziyaret ettik. Ne iyi etmiştik! Yoldan gelmiştim ben; yorgundum. Uykusuzluğum cabası, Şiirsizliğim de kabası idi. O kadar ki, boş bulunup bir sigara yaktım. Dobralığın doruklarındaydım. Ekipçe sürdürülebilir bir sahiciliğin altında adım yazıyordu. Gizlim saklım yoktu. Abim gördü. Gözleri onu yanıltmadı. Beş duyu organı ile arası iyiydi. Gördüklerine binaen tefekküre daldı kendine şifahen. “Sigara içmek kadar küçük bir çirkinlik bir güzel insandan bu kadar yüklü miktarda güzelliği alıp götürüyor ya Rabbim, bu nasıl alışveriştir!?” diye bir soru takılmış aklına. Bunu da sonradan öğreniyorum. Benim için kısa bir hikaye kaleme almıştı, ordan.























