rıza
ben uzun yaşarsam ölümü özlerim Allah’ım
sen duyma diye huzurunda daha çok konuşuyorum
hani bir karınca götürürken geceyi omzunda
besmeleyle başlayan
topraktan bir serinliğe uyanırsam
herkes’ten, herkes’likten azade
uzanıp sabahı alnından öpeceğim
işte
tekrar susuyorum Rabbim
sen duyma diye
ben uzun yaşarsam ölümü özlerim
1 Yorum
























“ben uzun yaşarsam ölümü özlerim”
alıntılanacak, test çözerken sorunun boş kalan bir kısmına italik yazı ile yazılacak, vuran bir ifade.
okurken diğer cümlelere başlamadan burda bir durup
“aha ben de!” diyesim geldi.
“herkes’ten, herkes’likten azade” olarak yapacağın şey seheri karşılamak, güneşi uyandırmak, hoşgeldin demek sabaha? “alnından öpmek” bana bunları hatırlattı o anlık.
azade olmak için herkes’ten ve herkes’likten, bir gün bir sabahı karşılayabilirim mesela.
normalde kafiyelerin peşine düşmedim ama bu haliyle sesli okuduğumda şiirin sonunda bir bitmemişlik oluyor sanki.
son kısmı “abab”değil de “aabb” olarak okunduğunda ses’e geliyor şiir.
“ben uzun yaşarsam ölümü özlerim”i ikiletmeseydin cidden üzülürdüm. o cümleyi kurmak sana nasip olmuş ve sen de bu nasibin zekatını vererek bizlerle cömertçe paylaştın, Allah “razı” olsun “rıza”dan.
ve bu ifadenin bir başta bir de sonda olması sanki şey gibi, hani böyle bir kitabın kapağı gibi, cildi gibi. sayfalardan ayrı, sayfalardan daha kalın.
..
kalemine bereket.
selamlar ablacan.