man
hediye
hediye2
hediye3
hediye4
hediye5
hediye6
hediye7
hediye8
hediye9
hediye10
hediye12
hediye11
hanzala

MUTLAK DEĞER

Hükümsüz, böceklenmiş, ısmarlama laflar
Allah şahit ya
Islah oluyor ellerinde.
Ve gölgeler var yüzünde
Ve onların damarları
Firavun bile medet umuyor bu acayiplikten.

Şefkatin;
Sabah yeni uyanmış
Hasta bir çocuktan mülhem.
Başın hep önde
Gökyüzünü bilmiyorsun belki de , gökyüzü candır!

Denize savrulmuş şiirleri
Sen
Biliyorsun.
Haykırıyorsun meydanlarda, sırılsıklam
Sın.
Ver elini!
Doğuya gidelim,
Şiirden daha çoktur doğu.

Hudutsuz anlamlar yükle(ni)riz.
Samyelinin gölgesinde
‘Başımızı eğip’
Karşılıklı duran iki ayna arasında ki
Sonsuz görüntülerin üzerine
Uzunca düşünürüz.
İnkılap çiçekleri sularız yıkılmış köprülerde
Sen seversin.

Sersem olmak
Çölde su bulmak*
Terk etmek bir devleti
İyidir
Gidelim.

“Allahu ekber” diye haykırmak için sebep mi gerek?
İçleri merhamet dolu balonlar
Patlasa…
Ziyanı olur mu?

*çölde su bulunduğunda hissedilen şey tam olarak “mutluluk” değildir.

7 Yorum

  1. Sema Erdoğan |

    yasemin! öncelikle aramıza tekrar hoşgeldin:)
    ben ahaliye biraz senden -tanıdığım kadarıyla- bahsedeyim.

    yasemin de zeynep gibi matematikçi, yalnız o mezun.
    (inşallah zeynep de bu sene hayırlısıyla mezun olmuştur.)
    ben kendisini özgür açılım’ın derslerinden tanıyorum; sessiz gibi ama değil:) arada sorular soruyor, iş hayatında yorulsa da derslere gelmeye gayret ediyor.
    burayı takip ettiğini bilmiyordum, geçenlerde ilk yaramazlığına yorum yazınca o yaseminin sen olduğunu o zaman fark ettim. uzun ara vermişsin demek ki:)
    ..

    sözü uzatmadan şiirine geleyim; ilk yazından kat be kat iyi olduğunu sen de fark etmişsindir.
    belki de bu kadar mesafe alabilmek için selam verip kaçtın öyle.
    başlık tam bir matematikçi işi.
    ilk iki dizedeki sözler çok iyi örülmüş; hele şefkat tanımlamanı çok beğendim! iyi bir benzetme yakalamış
    sın. :)
    (bu kısım da dikkatimi çekti, farklıydı)

    bir söze iki anlam verirken bence bunu açık şekilde belirtme; parantez içine almak gibi.

    “Karşılıklı duran iki ayna arasında ki
    Sonsuz görüntülerin üzerine”

    bir şiir için; hele senin gibi/ben de yapıyorum bunu:)kısa yazan, cümleyle değil kelimeyle anlatan biri için bence böylesi uzun tamlamalar iyi değil.
    düzyazıyı ikiye bölüp bir kısmını aşağı atınca şiire benziyor, ama sadece benziyor:)

    “içleri değil de içi merhamet dolu balonlar” kullanımı dilbilgisi bakımından daha doğru sanıyorum; kulağa da öyle geliyor sanki.
    ..

    ‘acımasız’ eleştirilerim için hakkını helal et; ama bir iki cümleyle iltifat etmektense bunu yapmak/yapmamız uzun süreli yazma niyetinde olan yaramazlar için daha hayırlı.

    ben seni mektebe ilk kez gelmiş kabul ediyorum ve bu iyi başlangıçla yazmaya devam edersen sıkı yol alacağını, asıl yaramazların arasına dahil olacağını düşünüyorum.
    yazı ve şiire sabırla devam etmeni dilerim.
    hoşgeldin.

    ve

    ziyanı olmaz, patlasın, merhamet değil mi; mutlaka değecektir!

  2. sizi tekrardan aramızda görmek güzel oldu hocam.. ilkinden daha iyi gördüğümüzü söylemekte de yarar var :)

    “Ver elini!
    Doğuya gidelim,
    Şiirden daha çoktur doğu.”

    kaldım ben burada bir süre.. kafamdaki doğuyu gezdim şöyle.. dolandım sokaklarında falan.. sonra dedim ne kadar doğuyum(z).. ne kadar şiir!

    hani biz yanı başımızdaki yere “orta doğu” diyen biz.. gerçekten uzağında kalmışız gibi ortanın da, doğunun da, şiirinde..

    evet biraz doğuya gitmemiz lazım.. aslında biraz doğu olmamız lazım.. biraz doğu algısını silmemiz lazım vs..

    bunun haricinde şiirde ahenk sorunu var bi nebze.. okurken takılmalar oluyor, bir akışkanlık yok gibi.. her şiirde bu akışkanlık olmalıdır demiyorum. ama bu şiirde olsa daha iyi olurmuş gibime geldi..

    aklımdayken; “Karşılıklı duran iki ayna arasında ki”

    buradaki “ki” nin bitişik yazılması lazım normalde.. ayrı yazınca farklı bir anlama mı işaret ediyor diye düşündüm ama bulamadım.. sanırım sadece yazım yanlışı?

    son olarak “Çölde su bulmak*” burada yıldız verip alta açıklama yapmak hoş olmamış gibi.. yani bu biraz şey sanki; “bak böyle diyorum ama neden diyorum” der gibi :)

    şiiri açıklamak olmuş.. şairi tarafından açıklanan her şiirin aslında okuyucunun zihnindeki anlamı daralır.. bunu yapmasaymışsın daha iyi olurmuş..

    yazılarının devamını bekliyoruz inşallah hocam..

  3. Arkadaşlar öncelikle eleştirileriniz için teşekkür ederek başlayayım,fazlasıyla istifade edeceğim inşallah ve hoşbuldum:)

    Alintilar mektebiyle tanışmam özgür açılımla eş zamanlı Sema.Mektebi biraz gezince yaramazlık yapmadan edememiştim,ama daha sonra mail adresi değişikliği ve meşguliyetler sebebiyle yayınlandığından bile haberim olmadı.Yazıyı aylar sonra okuyunca garipsedim açıkçası.Bu süre içinde elime kalemi almamıştım ve bu garipseme hakikaten bişeylerin değiştiğine işaretti.:)

    Şiirimi savunacak olursam;

    “Karşılıklı duran iki ayna arasında ki
    Sonsuz görüntülerin üzerine”
    ifadesinin şiirin geneliyle uyumsuz bir uzunluğu var haklısın,açıkçası sen söyleyince farkettim.Yazarken anlamlarda kayboluyor insan.

    “İçleri” kelimesinin kullanımındaki anlatım bozukluğunun farkındaydım aslında ama kıyaslayınca daha doygun bir hali var gibi geldi,dilbilgisinin canı cehenneme demekten alamadım kendimi.:)

    Şahin “ki” de özel bir sebep arama tamamen hatalı:)

    Ve “*” ile de açıklama yaptım çünkü hakikaten çölde su bulunca hissedilen şey tam olarak mutluluk değil.:)
    Bu hissiyat üzerine çok düşündüm ve bu konuda ‘çok’ düşündürmekti amacım,başka şekilde de olabilirdi ama o kadar düşünmüştüm ki daha fazla düşünemedim:)

    Ve son olarak şu sessiz gibi oluşum konusunda söylemeden edemeyeceğim bir husus var.O kadar uç yorumlar alıyorum ki bu konuda şu kanıya vardım(megalomanca gelmesin lütfen vallahi böyle); dünya sessiz olduğumu düşünenler ve düşünmeyenler diye bir kez daha ikiye ayrılıyor:)

    ‘Acımasız’ eleştirileriniz için tekrar teşekkür ederim,hep yapın lütfen.
    Ziyanı olmaz elbet,inşaallah değecektir.

  4. eğer tarif etmek istediğin düşünceyi tam ifade eden bir kelime yoksa kelime uydurmayı tercih ediyoruz biz ankarada :) (bkz: dahlamak)

  5. xwesersumud |

    eyvallah, hudutsuz anlamlar yükleniyorm dizelerden…
    devlete yüklüyorum, devlet bize yüklüyor, gitmeye yükleniyorz sonra…

    “Terk etmek bir devleti
    İyidir
    Gidelim”

    ha bir de, sanki bütün olan şeyi gereksiz yere parçalamışsın o da pürüz yaratıyr okurken bazı dizelerde…

    • Vurgulamak istediklerimi özellikle parçalayıp yalnız bıraktım,birdahakinde doğru dürüst parçalayayım inş:)
      teşekkürler.

Cevap yazın.