Korkma düşer, yeşil şafaklarda ötüşen iri kuşlar da
Korkma düşer, yeşil şafaklarda ötüşen
İri kuşlar da, gülhane parkında.
Cin Ali atı unutmuş, ipek süt içince, sıcak
Sakız sünüyor da, ağzını açınca kapıyor yemi, balık
Denizin dibini boyluyor, kumsala vurmuş gerdanlık
Türban üstü süsleme tekniklerinde, alet olmuş
Artistik yetenek, buz üstünde bağdaş kurmak gibi, mahiyet derin.
Sadede gelmeden, bitiremem hiç
Otobüsler de gelmez, edebi verince ele
Kızlar, yayık ayran, tadı da dillere destan
Kıstırılmış hayaller, hep 2. el gelinliklere hayran
Bilirim, yarınlar hep bize, oğlanlar hafif meşreplere
Bakar da görür mü, salıncakta bir çocuk ölür mü
Sallanırken, yürüyüşüm beni düşürür mü?
Bilmem.
Uzun cümleler saç tellerimi kırıyor, yine
Sarpa sarıyor, el emeği göz nuru yumaklar
Örüyor kazak erkek, diploması yer yer sağanak
Asılı Güzel evlerin, panjurları kırmızı ruj desenli duvarlarında.
Dantelli elbiseler giyinip düğünde, kırmızı başlıklı
Kız da, halaya durmuş müzik bitince.
Düşlerini kaldıramam sevgilim
Şiirler tavize eğildiğinde.
7 Yorum
























şiirin ironi üstüne yazılması yada ironinin şiire yedirilmesi arasında ne fark vardır yada var mıdır bir fark çok bir bilgim olmasa da, bu şiir zihnin içindeki ironinin dışa vurumu mahiyetinde görünüyor.
bir çarpıklığın/yozlaşının getirdiği ironinin kızgınlık hali, şiire yansımış hali gibi..
peki ne anlıyoruz bu şiirden? yukarıdakilerin özelinde gençliğin keşmekeşi ve yıpranmış algıları süzülüyor dizelerden biraz belki..
şiirin konusu haricinde yazılış tarzı olarak da kendine ait bir “sertlik” oluşturmuşsun gibi geliyor artık. ilk zamanlarda okurken rahatsız eden “katır-kutur” mısralar artık kendi içinde bir bütünü tamlıyor hissi uyandırıyor..
Allah kalemini kuvvetlendirsin..
Evet Nebiye,’her şiir’ bir sancının ürünüdür lûgatımda. Geçmiş olsun,hayırlı olsun,ferahlık olsun sana ki ‘sancın’ sıkışmış yine dizelere.Sıkışmış çünkü biliyorum burada kimse yazdıktan sonra rahatlamıyor. Her şiir daha hızlı ‘vurmanın’ bir nefes geri çekilmiş hali burada.
Adını koyamadığım bir form var şiirde, daha önce rastlaştığım, sende yeni yüzünü gördüğüm.
Bu şiiri herkes anlar, herkes başka anlar ve kadınlar daha başka anlar. Dize aralarından süzülen kızgınlıklar, kırgınlıklar, öfkeler belki…Bilirim, iyi bilirim..
Gürçay demiş ya “zihindeki ironinin dışa vurumu” bence değil, kalem sahibinin zihnindekileri acıyla harmanlayıp dışa okkalı şekilde ‘vuramamasının’ ironileşmek zorunda kalışı bu. Bu,sancının hayâ edip ‘vurmaktan’ beri durması sonucu ironiye selam çakması..
İroni yapmak hele de bunu cümle kuruluşu tdk kurallarına aykırı şekilde yapmak çok zor. Ölçüyü,oranı,mantık kurulumunu ufaktan kaçırdımı çok fena ters teper insanı bu şekil..Yani Nebiye aslında fazlasıyla zor bir şeye kol sıvamışın..
Bahsedilen o katur kutur geçişler bundan hasep olmalı.
Konu düzenini sanırım biraz kaçırmışsın. Böyle dağınık dağınık.. Yani mesela şu malum’bayanları’ bir kenarda ‘beyleri’ bir kenarda, şu dha ilk kıtadan sonra gelmeye çalıştığın sadeti bir kenara falan yerleştirseydin belki o ‘vurmaların’ daha etkileyici olabilirdi. Ya da belli iki ana başlığı iç içe geçirseydin..
Her yere, her yerden vurmuşsun da hepsi tek olunca etkisini yitiriyor. He bir de bazı yerlerde düzen hatası var, bilahare yüzyüze halledelim :)
Ama iç anlam bağlamında sevdim bu şiiri. Doğal bir acemilik var ki ben ironi de usta çok nadir isim biliyorum :)
Zor olanı yorumlamışsın kendince, yüreğine ve bileğine sağlık…
Devamla :)
Şahin, Büşra var olun hep, Siz böyle yorum yazınca mutlu oluyorum bariz..
ironi hayatta çokça varken şiirlerimi ondan kurtaramam zaten.. Büşra haklı, kadınlar birbirini daha farklı anlar -daha iyi.
çok iyi bişey çıktığını iddia edemem evet, sadece bişeyler çıktı..
teşekkür ettim ikinize de..
abla iyi de sen neden böyle sövdün bize…
madem sövecektin neden estetize ettin…
abla bu bildiğin şiir yani; nasıl desem kodu mu oturtur… yani iz bırakma bari vuracaksan…
madem söveceksin ironi yap bari…
ellerine sağlık…
sübhanallah…
çok ibretlik bir paylaşım…
bende ne yapacağımı şaşırdım demek ki mirza abi =)
şuursuz şiir! – şuursuz şair!
senin yorumlarını mektepte ve yazdıklarıma dair görmek benim için büyük bir kazançtır abi, Allah razı olsun..
çok kısa: nebiye kelimeleri örmeyi -bence- son beş şiirinde eskisinden çok daha iyi becerdi. ve şiire/şairliğe depar atıyor son hızla. saldırmaya devam.
şiiri okurken gözümün önünde zaman zaman orta yaşlı, yüzü biraz tecrübe kırışıklığı dolu bir amcanın, karşısındakinin doğru düzgün anlamayacağını biraz bildiği halde bir şeyler izah etmek için söze girdiğindeki o içi yük dolu “bak evladım” bakışı canlandı.
ve bir kez de utandım.