man
hediye
hediye2
hediye3
hediye4
hediye5
hediye6
hediye7
hediye8
hediye9
hediye10
hediye12
hediye11
hanzala

Ay: Mayıs, 2011

Başka Ad


sonsuza asılmış paslı çığlıklarım
içimdeki uslu tayları yoklarken
gölgesi vuruyor duvarların

akşamın rengi gözlerimi acıtıyor baba
bir sözün uçurumundayım, dilimi yakıyor
sabır!

geçen bir ufaklık geldi yanıma
önce annesinin sonra sokakların öptüğü
saçları toz toprak ayakları çıplak
uzattığı mendil göz yaşlarıma ne de yakışır bu ara

bu ara yanımda olsan baba..
sana aynı renkten yapılan rüyaları anlatırdım
kayıp seslerin berraklığını
bana haksızlık eden kendimi
ve hatta kızına bağışlanmış bu kelimeleri
belki biraz Eyyub’u, sonra kavl-i leyyin’i

hepsinden evveli
ama en evveli baba, bir şey beni uyutmuyor
merhametin bilmediğim başka bir adı mı var yoksa?

* Ahmet abiye, Ammar’a, Zeynep Betül ve Zehra’ma

Aya Salıncak Kurmak

Sallanmak en mutlu olduğum anlardan biri.

Ay ve yıldız en sevdiğim sema manzarası.

Ayın üstünde oturmak veya sallanmak en çok kurduğum hayal.

Bu resim, dijital kalemimle çizdiğim ilk resim.

Sizlerle de paylaşmak istedim.

(Kalemin ayarlarını daha tam keşfedemediğimden resim biraz soluk görünebilir. Kusurlara bakmayın artık.)

Ann Cennetleri

annemi seviyorum
ve bu beni ağlatıyor

allah’ım anneme bakıyorum
anneme öylece bakıyorum
görüyorum ki henüz yaşıyor
aman ne yaşamak!
diyorum bu bir gün ölecek
benim annem bile ölecek
hatta belki erkenden
anneme bakıyorum annem ölecek
diyorum bu cennet çok güzel bir yer olmalı
annemden bile güzel olmalı
annem cennete dolmalı

Ağrılı Şiir

Üzgünüm
Durduramadım geldiler, karanlık suları içerek
Siyasete kaset atıp, savurarak kanlı satırı
Vaad dolu bardaklar, doyasıya kustular ağzımıza

Üzgünüm
Susturamadım dağladılar, ağıtları yakarak
Kaldırdık cenazeleri, beyinlerimize toprak akıtıp
Zaman satan seyyar şiirler, bitesiye vurdular ağzımıza

Üzgünüm
Bulup da sevemediğim, sarmaşık filizleri
Sulamaktan aciz gözlerim, zorlayıp seni
Kırıklar vadisi diller, çıkasıya sürdüler ağzımıza.

sancı ve şehir

gökyüzü delindi, tütsüler kaldı elimde

sadece sana vermek istediğim bir sır var.

usulca yaklaşıp gözbebeklerine

bulutları kapatacağım küskünlüklerine

bir şehir bu kadar mı korkutur insanı.

bu kadar mı sancır bir şehir içimde.

ister ikindisi olsun, isterse akşamı.

3 / 1123