deniz sarılınca
bu sabah sırtüstü yazmaktan gelip
aykırı kentlerin önünde durdum
bir çocuk ne’liğime bakmadan
anneliğime dokundu
dokunma a çocuk!
incinirsin omuzlarda
bu şehir insan kusar
kendini bilmez kadınlar kızlar
çünkü eksiltilidir avuçlar
beni bırak çoğalayım
kalayım sonra’lar dünyasına
dokunma a çocuk!
ellerin dargın yumaklar gibi
bir yusuf mevsimi
uzuncak yollardan gelir
atılırsın kuyulara
sonra için deniz
kolların boşlukta..
bu sabah bir çocuk
ne’liğime bakmadan
anneliğime sarıldı
sarılma a çocuk!
içimde narlar yarıldı
3 Yorum
























“bir çocuk ne’liğime bakmadan
anneliğime dokundu”
özellikle bu kısım çok hoş olmuş abla,eline sağlık.
Güçlü bir kadın sesi geliyor bu satırlardan, sonra nazenin bir dile bürünüyor. Ardından içinde narlar yarılıyor? Nasıl bir ahenktir? Nasıl yakalarsın bu dili Sema, bu işin tılsımı nedir?
Turgut Uyar diyor ki; “Ozan, nasıl yazacağını bilmez, sonunda nasıl yazmış olduğunu görür (…) O da çoğu zaman herhangi bir okuyucu gibi, pek inandığı ama ancak bazı yönlerini kavrayabildiği bir şiir karşısındadır.”
..
şiirin etkili oluşu, senin deyişinle tılsımı, bizzat yaşanmışlığındandır.
önce’yle sonra’yı bağlayan ama şimdi’de, bu gün’de tat bırakandır şiir.
deneyimin, hayatın ta kendisidir!