Çekilin! Süveyş’in Dar Gelişi Yanıyor!
Ve nihayet…
İnsanoğlu sıyrılmak istiyor korkuya bulanmış giysiden…
Sığ simalardan kaçıp, saklanmak istiyor sıcak ve daha sıcak iklimlere.
Bu yüzden olsa gerek unutmaya teşne.
Çabuk hazırlıyor kaçış biletini hatırlamaktan.
Bakın işte!
Bahr al-ahmar’da dinlendiriyor sesini…
İktidar mücadelelerinde kirlenmiş ellerini yıkıyor Bahr’ül-meyyit’te.
Bazan şiir diye devrim parçaları aparıyor tarihten…
Kadim soruya cevap buluyor ortada kalmış bir doğu…
Toprağı bir sancı gibi kıvrandırıyor türküler ve ağıtlar.
Bir çağrı yayılıyor cetvelle çizilmiş coğrafyaya.
Mezarlarda diriler yatıyor…
Sınırları/mızı zorluyor Tahrir’in sesi.
Çekilin! Süveyş’in dar gelişi yanıyor!
En çok geceleri ve Sidi Bouzid’e kokuyor yanık tenler.
Yeşilli oğullar ve evlatlar, kırmızıya bürünmüş gençler ve kadınlar.
Bingazi’de bin dipsiz kuyuya atılıyor çocuklar…
Haydi yıkın setleri!
Merhameti asgari petrolü azami olan sistemlerden…























