man
hediye
hediye2
hediye3
hediye4
hediye5
hediye6
hediye7
hediye8
hediye9
hediye10
hediye12
hediye11
hanzala

Bir Ahirzaman Tarikatı: Bimmî

Önceki yazımda bayramdan sonra Bimmî’yi yazacağım demiştim ama benim bayramlarım Ramazan ve Kurban ile sınırlı değil malumunuz; deliye her gün bayram. Bende bayram bahanesini bir kenara atıp aldım elime kalemi ya bismillah!

Evvel zaman, bir dersin ahirindeydi.  Bizler gönlü isâr aşkı ile dolmuş, sekîne ile sükûn bulmuş gençler idik. Lakin bir gencin gönlü aşktan yanmış/yanmış bakışlarını amân istercesine oradan oraya koşturur olmuştu. Talebelerden biri sual etti:

-Ya Mehmed sendeki bu hâl nedir?

Kendileri cevaben buyurdular ki:

-Kardeşlerim, kalbime ihtar edildi ki bir zaman gelecek, bu diyarlarda hakikat yoluna hizmet eden birkaç genç bulunacak. O zamanın yaklaştığını hisseder gibiyim, ne dersiniz bahsi geçen gençler bizler miyiz?

Bir talebe ki pervane misal

çıktı meydana merdâne

içti şarab-ı aşktan rindâne

Ey efendim dedi Hû

dem bu demdir dem bu!*

Aşk ile devran eden Hû Bimmî Fatih efendinin imdadına Hızır misal yetişen şeyhimiz, ilk müridinin alnından bûs’eyledi. Lakin aşk şarabından tadan gençler testiyi kırmış, akın akın biat etmeye başlamışlardı.

“Şeyhim bundan gayrı bir haddinbilmez karşıma gelir de ‘Bim mi?!’ deyu sual eyler ise yek cevabım ‘Bimmî işittik, itaat ettik’ olacak” deyu inleyen Molla Merve hatunun imdâdına yine şeyhi yetişip:

“Ey Merve binti Hamdi, madem cevabın budur artık taife-i nisa senden sorulur. Biatın kabuldur ey şeyh’ün-nisa!” buyurdular..

Pek tabi bazı gençler bu halkaya dahil olmaktan ziyade sual eylemeyi vazife bilip, hadde hududa gelmez haller sergilediler! Misalen, Asî Ammar efendi ‘asi’ sıfatını bu sayede kazandı. Kalbleri mutmain olan gençlere ‘ahirzaman, tevhid, hürriyet, zulüm’ ilâ ahir meselelerde menfi sualler sordu, feylesofî haller sergiledi. Hâl böyle iken Mehmed Bimmî Ali efendimiz hazretleri makamına layık şekilde bu fakiri de affeyledi, müridliğine kabul etti. Allah ondan ebeden razı olsun, amin.

İlk halkasını Mekteb-i Bilgi’de oluşturan tarikatımıza sorgusuz sualsiz biat eden mes’ud gençler de vardı elbet: Gamamî Büşra Hatun, Maîkebir Serdar efendi, Sakî Büşra hatun (konduzade), Arabî Zeynep hatunkız (kılıçzadelerden) Nevmî mürid Ahmed efendi (kılıçzadelerden)

Biatların akabinde mübarek şeyhimiz halkamızı genişletmek ve halka açılmak maksadı ile Sultanahmed’e gitmemizi buyurdular. Nevmî mürid Ahmed efendi halkamızdan şimdilik ayrılarak mübarek vakfa doğru sülûk etti. Biz taze müridler ise derhal yola koyulduk hatta bazı müridler makamları itibariyle uçmayı yeğlediler. Bu hâlet-i ruhiyeye daha fazla tahammül edemeyen Hak Mürid Şahin kul ile Hû Bimmî Fatih efendi cezbeye gelerek zikre başlamazlar mı!..

Ya Bimmî

Hû Bimmî

Dertlere devâ Bimmî**

sadalarıyla meşk eyler iken Fatih efendiye uçmak kâfi gelmedi ve makamına yaraşır biçimde yürümek üzere derya-ı marmara’ya doğru yol aldılar. Bu halden mesrur olan biz diğer talebeler oracıkta zikre başladık. Bir ara şeyhimiz gönlümüze su serpti de gözlerimizi araladık ve gördük ki diğer dergâhımıza, TYB’ye (Tabiki Yaradan Büyük) varmışız.

Artık aşklarından kavrulan müridleri sükûna erdirmenin vaktidir deyu Hak Mürid Şahin kul, Arabî Zeynep hatunkız ve Molla Merve hatun, şeyhlerinin peşinden mübarek tekkeleri olan Bim’e doğru yol aldılar. Tekkede, şeyhlerinden tevbe alıp devran etmelerinin ahirinde tekrar TYB’ye teşrif buyurdular.

İftar esnasında makam-ı şeyhlerin arasında kalan Hak Mürid Şahin kul bir ara mânâ alemine iltihak etmiş olacak ki bu hale dayanamayıp cezbeye geldi. Tir tir titreyen müridin mübarek simasında terler birikmişti. Şeyhimiz onun bu hâline daha fazla dayanamayıp “Ey Şahin kul, sana müjde! Artık makam-ı cezbedesin, mertebende daim kalasın mübarek mürid” buyurdular. Derhal el etek öpen mürid kardeşimizin saadetleri tebessümünden okunmaktaydı.

Burada ilân buyrulduğu üzere Bimmî, ahirzaman evliyalarını ihtiva eden mes’ud bir tarikattır. Tiz vakitte sâir ahvali açıklanacak, siz müridlerini merakta koymayacaktır biiznillah…

Her biriniz hakiki mü’min, Resulullah’ın şefaatine nail ümmet ve Mehmed Bimmî Ali efendimizin himmetine mazhar kullar olasınız inşaallah***

*beyit: Molla Merve hatun

**ilahi/zikir: Hak Mürid Şahin kul ve Hû Bimmî Fatih efendi

***dua: Hû Bimmî Fatih efendi

2 Yorum

  1. Ammar Kılıç |

    Merve harikasın kardeşim :)
    Bir an için İhsan Oktay Anar’ın sayfalarında dolaşıyorum sandım. Kelimelerin, mizahı doruklara taşıyor. Yaşanılana şahit olmak yazıyla kurduğumuz ilişkiyi güçlendiriyor elbette ama o gün orada olmayanların dahi çokça tebessüm ettiğine/edeceğine eminim.
    Mizaha devam. :)

  2. Büşra Bulut |

    Bilirim bu grubu,görsele taşıyıp afişe etmişliğim vardır…
    Merve cidden iyi olmuş,ellerine sağlık..

    bimmi’nin gereği olsa gerek ki rivayetlerde sahihlik mertebesi biraz farklı algılanıyor… Şeyh Mehmed çok sorguladığım için benim biatimin kabul olmayacağını,tarikatta kırılmalara yol açacağımı söylemişlerdi. Henüz ne ben biat etmiş durumdayım ne şeyh bunu kabul etmiş durumda.Bunu o gün ilan etmişti tam da BİM mabedinin önündeydik.Bu bir şerh, şeyh onaylayıversin nitekim ben henüz mutmain olanlardan değilim :)

Cevap yazın.