SEZGİ
Doğduğu köyden uzakta, büyük bir kentte yaşıyordu. Hiç düşünü kurmadığı, ahşap merdivenin yerini asansörün aldığı lüks bir villada. Fotoğraf makinesini yanından ayırmayan, gönlünce gezip eğlenen zıpçıktı bir çocuktu. Bir gün yine makinesini yanına almış, yeni yerler keşfetmeye çıkmıştı. Uzağa gitmeye gerek yoktu. Evlerinin yakınında terkedilmiş eski bir konak olduğunu duymuştu. Oraya gitmeye karar verdi. Pekâlâ, ilginç kareler yakalayabilirdi. Uzun sürmedi konağı bulması. Kapı açıktı. Yavaşça içeri girdi. Zemin kumla kaplıydı. Bastığı yerde de bir kağıt. Eğilip aldı kâğıdı ve okudu. “Biraz merhamet lütfen”.
*Kullanılan kelimeler: hiç, uzak, sezgi, kağıt, merhamet, yakın, zıpçıktı, düş, kum, merdiven, fotoğraf makinesi, çocuk, köy























