Ay: Aralık, 2010
süt
gittim küçük bir ben çocuk masumiyetiyle
bismillah gibi başladım yerimi yadırgamadım
sordum bir ben vardım yarası katreye dönen
buluştum şahdamarıyla aklımın
kanırtmak için isyanları başımı tasvirlere yasladım
koştum durdum bilsen çıkmaz sokaklara dîvane
sessiz çığlıklarımı bandım süte
anladım, bu benim dünyayla ilk çarpışmam
almadılar beni henüz küçüğüm diye kapıdan
oturdum incecik bir şiir yazdım
bunu hüzün almasın
ağlamasın sözlerim varsın çıkmasın yazgım
seviyorum susmayı hemen şuracıkta
bir de kalmayı diyorum
uyanmak böyle güzel
Sanki: gidiyorum
Dünya; yuvarlak ve kaypak.
Düzenini dağıtmak dürtüsü
Kaynaşıyor beynimde
-
Sanki: gidiyorum
Ağıtlar önüm sıra
Bekliyor dilimde.
-
Devrim: bir hayal
Düşününce duracak gibi
Yaş-lanmak gözümde.
-
Sanki: gidiyorum
Kahkaha salıverecek
Dönüşüm, içimde.
-
Dava: mahkeme işi değil
Yumruklarım semadan ırak
Mağlubiyet, benimle.
-
Sanki: gidiyorum
Uçuşan kelimelerimin yuvası
Berrak, sevgimle.
-
simge
Iyyyyy…. İçim titriyor. Hava çok soğuk. Benim bu havada dışarıda ne işim var. Daha yumuşak havalarda eşlik etmek için daha uygunum. Ve hatta kesinlikle öyle olmalı…
Sonunda girdik içeri. Burada olmak çok güzel, sıcaklık fena değil. Dışarısı daha hareketli, ama burası benim için daha uygun. Zaten şimdi bırakıp gidecek beni. Belki biraz daha kalır, ısıtırız birbirimizi. Ama vakit geldi. Kaprisin anlamı yok. Gidecek işte. Gitti. Bir süreliğine de olsa bu merdivenlerin başına terketti beni. Diğerleri ile kaldım. Çok uzağa gitmemesiyle de yetinebilirim. Sesi hep kulağımda çünkü. Onun kahkahalarına ben de katılabiliyorum.
***
Ufff, yine o gözler.
-heyy, ne istiyorsun benden…
Yani ne buluyor anlamıyorum. Sanki buraya gelmemi bekliyor hergün. Arıyor ve beni görünce abuk bir gülümseme beliriyor yüzünde. Gelip benimle anlamsız, şımarık konuşmalar yapıyor. Hissediyorum, üzerime basmak istiyor her seferinde. İz bırakmak istiyor.
Derdinin benimle olmadığını tahmin ediyorum. Bana bakıyor her seferinde. Çünkü ondan bir parça görüyor bende. Benimle bırakıyor ayak izlerini. Bu sebeple bir çift gri ayakkabıya yakın olmak daha kolay ve dayanılabilir oluyor…
HUZUR KIRINTILARI
Bir yaz günüydü
Uçurtmam süzülüyordu gökyüzünde
Bırakmıştı peşini rüzgar
İpler kenetlenmiş elimizde
Susuyordum
Kuşlar kanat çırpmıyordu artık yükseklerde
Ellerim boş şimdi
Uçurtmam ise ötelerde
17.12.2010 – düşün(ün)ce
Yasmin Levy eserleri eşliğinde
Ah Muhsin Ünlü şiirleri okumak gibi
hayat; bir yanı isyan, bir yanı acımak..























