man
hediye
hediye2
hediye3
hediye4
hediye5
hediye6
hediye7
hediye8
hediye9
hediye10
hediye12
hediye11
hanzala

Ateşböcekleri Mezarlığı

Çatışma ortamında, çocuklar adam doğar.
Tevfik zeyyad

2.dünya savaşına bugüne kadar Hollywood perspektifiyle bakmaktan kurtulamamış olmamız sıkıntı verici. Oysaki dünyanın onlarca bölgesinde yaşanan türlü türlü acılar vardı o dönemde. Özellikle faşist yönetimlerin yansıtılan korkunç çehrelerini bir tarafa koymak ve bu ülke halklarının da maruz kaldıkları devasa sancıları hatırlamak vicdani bir sorumluluk bizim için.

Ateşböcekleri Mezarlığı işte tam da böylesine uzakta bırakılmış bir hikâyeyi gündemimize taşıyor. Bu sayede “Aa, Japonya’da da insanlar savaşı yaşamış” diyebiliyoruz. Kendi adıma söyleyeyim, savaşı Japonya’nın tarafından ilk kez izledim. Yaşananlar Avrupa’nın göbeğindekilerden daha az hüzünlü değildi.

Film esasen Kiyuki Nosaka adlı Japon vatandaşın otobiyografisinden uyarlanmış. Yönetmen İsao Tahakata’nın elinde ufak tefek değişikliğe uğrayan metin 1988 yılında anime olarak çekilmiş. Japonya’nın Kobe kentine yapılan hava bombardımanı sırasında yaşanan bir aile dramını anlatıyor. Bombardımanda annesini kaybeden ve donanmadaki babasından haber alamayan iki kardeş, 14 yaşındaki ağabey Seita ve 4 yaşındaki Setsuko’nun hayata tutunmak için giriştikleri maceraları konu edinen film, ikilinin arasındaki sevgi ve bağlılığı anlattığı sahneleriyle kalpleri yumuşacık yapıyor. Açlığın, sefaletin ve ölümün kol gezdiği Japonya’da Seita, kardeşi Setsuko’nun sorumluluğunu üstleniyor ve ona ağabeylikten öte anne ve baba gibi davranıyor. Yanında kaldıkları teyzesiyle yine kıtlıktan dolayı anlaşamayınca oradan ayrılıyor ve dere kenarına kurulmuş sığınakta yaşamaya çalışıyorlar. Mağarada çocukların uykularına eşlik eden ve ertesi gün hayata veda eden ateşböcekleri de filmin ana temasına gönderme yapan metaforlar hükmünde. Setsuko ölen böcekleri toplu halde toprağa gömerken çocukça bir saflıkla “Ateşböcekleri ne çabuk ölüyor, insanlar gibi..” diyor. Savaş boyunca toplu halde gömülen insanların içler acısı hali düşünülünce sahne daha bir anlam kazanıyor. Mezarlığa dönüşen Japonya kentleri için manidar bir mecaz bu.

Sevimli anime çizimlerinin yanında kalbinizi sıkıştıran çok güçlü bir dram izleyeceksiniz. Film sonlandığındaysa gözyaşı dökmemek elde değil. Ateşböcekleri Mezarlığı vicdanımızı harekete geçirmesi adına izlenesi bir (çizgi)film. Ayrıca, savaşın hiç bitmediği bu dünyada Filistin, Irak ve Doğu Türkistan’da yaşananları hatırlatması bakımından da çokça anlamlı.

2 Yorum

  1. “Açlığın, sefaletin ve ölümün kol gezdiği Japonya’da Seita, kardeşi Setsuko’nun sorumluluğunu üstleniyor ve ona ağabeylikten öte anne ve baba gibi davranıyor.”

    bu film de merhamete dair olumlu ve olumsuz çok şey var gibi.. ancak özelde abi ve kardeşin birbirine olan merhametinin tezahürü bu cümle ile birlikte merhamete dair yeni bir farkındalık kazandırdı bende…

    burada merhametin boyutu anne ve babanın evlada gösterdiğinden farklıydı. bu daha az ya da daha çok anlamında değil.. bu merhametin, yaklaşımın tarzı veya sunuşu ile ilgiliydi..

    abinin ağlayan küçük kıza meyve şekerlerini sunuşu gerçekten “abi”ce bir sunuştu.. ya da uyuyan küçük kıza sarılışı tam “abi”ce bir sarılıştı. biraz haylaz ve daha çok sevgi dolu…

    **

    öte yandan genelde savaşın tarafı olduğumuzda, bunun sivillere yönelik boyutuyla çokça ilgilenirken karşı taraf için ya da kendimizden görmediklerimiz için savaşın askeri boyutu ile ilgileniyoruz. halbuki “öteki” silahtan ya da askerden ibaret değil…
    bu da ikinci farkındalığım oldu…

    sağolasın…

  2. dün akşamla beraber 3. kez izlemiş olacaktım 2 de kaldı.. sık sık tavsiye ettiğim ve bi kaç saat öncesine kadar aklımda olan bu animenin sabah sabah karşıma çıkmasına şaşırdım..sevindim:)

Cevap yazın.